Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal’ın Düzce Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi ile ilgili ekrana taşıdığı sorunlar silsilesine Düzceliler’den destek geldi. Son yıllarda sağlık hizmetinden çok sıkıntılarla adından söz ettiren Üniversite Hastanesi’nde yaşadıkları mağduriyetleri, Öncü Haber’in internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına yaptıkları yorumlarla dile getiren tepkili vatandaşlar, “Üniversite düzgün olsaydı Bolu’ya gitmezdik!” eleştirisi ile kendi memleketlerinde sağlık hizmeti almak istemez hale geldiklerini vurguladı. Ünsal da son programında sağlıkta kalitenin artması için çevre illerde olduğu gibi üniversite hastanesinin Sağlık Bakanlığı’na bağlanması gerektiğini belirtirken, Ünsal gibi düşünen çoğu Düzceli, sağlık yatırımları ile yakından ilgilenen Başkan Özlü ile yeni Vali Mehmet Makas’ın bu konuya el atmasını istedi. Öte yandan hepsi olmasa da büyük kısmı, hastalara karşı olumsuz tavır sergilediği için tepki gören tıbbi sekreterler, Öncü Haber’in memleketin sağlığı için verdiği mücadeleden rahatsız oldu. Haber merkezimizi arayan bir tıbbi sekreter, dava açma tehdidinde bulunma cüreti gösterse de Öncü Haber’in, memleket menfaati için hiçbir şekilde geri adım atmayacağını anladı.

H A S T A N E-4

ÜNİVERSİTE HASTANESİNE OLAN GÜVEN GİDEREK AZALIYOR

Düzce’de şikayetlerin alıp başını gitmesi, üniversite hastanesine duyulan güvenin giderek azalmasına yol açtı.

SAĞLIKHANE DEĞİL SANKİ TİCARETHANE

Yıllardır birçok gerekçe ile tepkilerin odağında olan Düzce Üniversitesi Hastanesi’nin sağlıkhane değil adeta ticarethane gibi hizmet verdiğini savunan Düzceliler, hijyen eksikliği, hatalı işlem ve ilgisizlik de eklenince ayaklarının artık bu sağlık kuruluşuna gidemez olduğunu yüksek sesli dile getirir oldu.

ÜNSAL GÜNDEME TAŞIDI, DÜZCELİLER’DEN TAM DESTEK GELDİ

Her zaman olduğu Düzceliler’den gelen şikayetleri en gür şekilde programında dile getiren Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, bu kez Düzce Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nin Düzce’nin giderek imajını zedeler hale gelmesini gündemine aldı. Ünsal’ın tespitlerine, eleştirilerine ve yorumlarına ise Düzceliler’den tam destek geldi. Öncü Haber’in internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden görüşlerini dile getiren tepkili vatandaşlar, Üniversite Hastanesi yerine çevre illerdeki Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastaneleri tercih ettiklerini vurguladı.

İşte o yorumlardan bazıları:

Adnan Karasu: En son hastaneye ne zaman gittiniz? Ben bir yıl önce kardeşimi safra kesesi ameliyatı yaptırdım. O gün devam eden yataklı servis inşaatları hala bugün devam ediyor. Buna yoğun bakım servisleri de dahil. Yarı yarıya hizmet veriyor. Bizzat kendim ameliyat için, validemin kırık ayağı nedeniyle 6 gün yoğun bakımda yer açılmasını bekledik. Bu sorunlar dile getirilecek ki ilgililer çözüm üretsin. Bugün bana, yarın size. Kişiselleştirmeden bunları dile getirmek her vatandaşın hayrına olur.

“KANSER OLSAK ÖLDÜK BUNLARI BEKLERKEN”

Metin Mezarcı: Ben 4 senedir Bolu’ya gidiyorum. Üniversite düzgün olsaydı Bolu’ya gitmezdik. Düzce’de ne kadar hasta varsa alayı Bolu’da. Düzce’nin sahibi yok ki, vekil de yok. Boşu boşuna konuşuyorsun sen de.

Mehmet Akgünoğlu: Paran varsa bakarlar. Bankalarda 4 tane vezne yok. Bunlarda 4 vezne. Normal muayene yapan doktor yok. Muayene para, ameliyat para. Özel hastane gibi.

Ekrem Çiftçi: 22 Aralık’tan beri patoloji sonucu hala çıkmadı. 3 kere sordum, çıkmadı, çıkmadı. Kanser olsak öldük bunları beklerken.

“İNSANLAR BURAYA GİDİP KENDİ PARASIYLA ÖLÜME DAVETİYE ÇIKARIYOR”

Abdullah Kardüz: Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Düzce Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nde uzun zamandır bir şeyler ters gidiyor. Bolu’yla, Sakarya’yla kıyaslama yapmak ne kadar doğrudur bilmem. Ancak hastaların ve hastanenin bakımı daha iyi ve güzel yapılabilir. Bu gibi şikayetler dillendirildikçe Düzce’mizin itibarına artı değil, eksi olarak yansıyacağı aşikardır.

Ali Kahveci: Bu hastane bildiğin bir mezbahane. 2002’de babam akciğer kanseriydi. Bu hastanede kafadan parça alıp biyopsi için Ankara’ya gönderdiler. Sonuca gelince hastamı Kartal Eğitim ve Araştırma’ya gönderdiler. Orada bir gece, sancısı çoğalınca nöbetçi doktor geldi. Düzce’de çekilen filmlerine baktı. “Bu hasta nerede ameliyat oldu?” dedi. Ben de Düzce Araştırma’da dedim. “Bu adamı öldürüp göndermişler” dedi. Kanserli hastaya bıçak vurulmaz dedi. “Bıçak vurulmasaydı bu hasta bir yıl daha yaşardı ama şu anda bir iki aylık ömrü kaldı” dedi. Ve dediği gibi iki ay sonra vefat etti. Bu hastane beş para etmez. İnsanlar buraya gidip kendi parasıyla ölüme davetiye çıkarıyor.

“MİLLET BOLU VE ADAPAZARI’NA GİDİYOR”

Yüksel Ertemer: Çok doğru. Dağ hastane. İçinde bir dahiliyeci var. Millet Bolu ve Adapazarı’na gidiyor. Sorun insanlara.

Ali Kireçci: Kasaba Araştırma Hastanesi. Gastroenteroloji cerrahisine gittim endoskopi için. 6 ay sonrasına randevu verildi. Özel endoskopi yaptırırsan aynı hastanede 5 bine yakın para yatırıyorsun, 1 haftaya kadar oluyor. Para ile bir hafta, parasız 6 ay. Sayın başhekimimiz bir ilgilense.

Orhan Gürsu: Adam doğru söylüyor. Düzce’de imkanı olan Bolu’ya gidiyor. Neden acaba?

Hakkı Öztürk: Bu adam buradan bir şey getiremedi herhalde. Bunu haber yaptığına göre haber değil, bir şovmene benziyor maşallah.

Başlıksız 7-4

VALİ MAKAS VE BAŞKAN ÖZLÜ’YE ‘BU KONUYA EL ATIN’ ÇAĞRISI

Kemal Şahin: Mehmet Makas, düzelt bakalım burayı. Etkinliğini görelim.

Musa Tonyalıoğlu: Faruk Özlü’ye selamlar.

Şermin Akçit: Paran varsa 4’ten sonra randevulu bakılırsın. Paran yoksa… Dış hastanemiz var ama Bolu’ya yolluyorlar. Düzce’de Atatürk Devlet Hastanesi biraz iyi. Orada doktorlar iyi fakat imkanlar kısıtlı.

Rektor-1

“REKTÖR TAM BİR HAYAL KIRIKLIĞI”

Tunç Kıran: Senden büyük sıkıntı yok şu Düzce’de.

Düzceli: Rektör tam bir hayal kırıklığı. Eskisini aratır oldu.

Köylü: Övündüğümüz tek şey sağlıktı, o da gitti. Selamla iş çevirmeye başladıysak yandık.

Esin: Eski rektöre istifa ettirildi ama yeni gelen de hiçbir şeyi değiştirmedi. Düzce sahipsiz. İlla Reis mi el atacak her işe?

@northerner9843: Güzel bir gündeme değinmişsin Sadullah Bey. Düzce Üniversite Hastanesi’nde gerçekten ilgi adamcılıktan geçiyor.

GÜMÜŞOVA OSB’DE İŞ KUYRUĞU
GÜMÜŞOVA OSB’DE İŞ KUYRUĞU
İçeriği Görüntüle

“HOCALARDA DEĞİL BÜRO PERSONELİNDE SIKINTI VAR”

- Sadullah Bey, bence hocalarda değil büro personelinde sıkıntı var. Bolu Tıp Fakültesi’ne gittim, kime ne sorduysan cevap alabildim. Hepsi güler yüzlü. Hocalar, asistanlar mutlu. Düzce Tıp’a gidiyorsun, daha kapıda sekreter fırçayla başlıyor. Giriş yapacaklar keyfe keder. Soru soruyorsun, lütfediyorlar. Bu konuda genelleme yapabilirim. Doktora ulaştın mı sorun kalmıyor, doktorlar ilgileniyor. Sorun doktora kadar ulaşmakta. Bürodan bilgi alabilsen hocayı aramaya gerek kalmıyor.

“AYAKLAR BAŞ OLMUŞ”

- Alt birimlerde sıkıntı var. Kan tahlili sonucu istiyorsun, hocaya yönlendiriyor. Tuşa basmaktan acizler. Hocaların işi muayene olmalı.

- Bolu Tıp’ta 2 kere aynı soruyu sordum, anlamayınca kalktı yerinden yardım etti sekreter. Ben şok oldum. Düzce’de soramazsın. Doktorlara sekreterlik yaptırıyorlar kısacası. Ayaklar baş olmuş. Bu arada yeni Atatürk Devlet Hastanesi’nde ameliyat oldum. Asla Tıp’a bir daha gitmem. Çok ilgiliydi doktor, hemşire, hastane.

“ÜNİVERSİTEYE SAĞLAM GİREN ÖLÜ ÇIKAR”

- 412 bin nüfuslu Düzce’de 1 yılda 6 milyon hasta muayenesi gerçekleşiyorsa problem, çok bilinmeyenleri olan bir denklemdir.

- Halk arasında bir tabir var: Üniversiteye sağlam giren ölü çıkar.

ÜNSAL YÜKSEK SESLE SORUNLARI DİLE GETİRDİ

Öte yandan Düzceliler’den gelen yorumları okumakla kalmayıp kendi hazırlayıp sunduğu ‘Yorumlu-yorum’ programında da gündeme getirerek, bu konuda kamuoyu oluşmasını sağlayan Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, son programında şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi vatandaşlar böyle diyor. Bu ve buna benzer yorumların detaylarını sosyal medyada Facebook ve Instagram'da görebilirsiniz. Bunların hepsi doğru mudur? Hepsi doğru olmayabilir ama doğruluk payı var. Şimdi uzman, intern, yeni doktor olacak öğrenciler var. Uzmanlar ve asistanlar bakıyor hastaya, doktoruna bilgi veriyor. Bizim bildiğimiz hastanede doktorlar, profesörler, doçentler hastaya baktığı zaman teşhis ve tetkik yapar. Buradaki intern, asistan veya uzman kişiler hocalarından öğrenir muayenenin nasıl yapıldığını. Ama burada tam tersi oluyor. Asistan, intern veya uzmanlar muayene yapıyor, hocalarına söylüyor. Paralı muayenelerde limitler ülke geneline göre çok düşük ama o zaman hocalar bakıyorlar.”

“SAKARYA'YA, BOLU'YA GİDEN DÜZCELİLER ALDIKLARI HİZMETTEN MEMNUN”

“Hastaneye niye gider insan, çare aramaya gider.” Diyen Ünsal, sözlerine şöyle devam etti:

“Bir sekreterin fırçasına, yüzüne bakmadan muameleye maruz kalıyorsa ve bunun önüne geçilemiyorsa bunu kimse anlatamaz. Vatandaşlar tıbbi sekreterlerden bıkmış. Oraya gelen vatandaş sayesinde maaş alıyorsun. Tıbbi sekreter mi, doktor mu, kimse. Onlar olmasa sen yoksun orada. Devlet, insana hizmet etsin diye üniversiteyi, tıp fakültesini kurmuş. Bugün Düzce'den Sakarya'ya, Bolu'ya giden insanlar var 81 plaka. Gidenler memnun. Sağlık Bakanlığı'na bağlı. Kadro problemi yok, tesisat problemi yok. Ama burada ne var bilmiyoruz. Burası niye Sağlık Bakanlığı'na geçmiyor, onu da bilmiyoruz. İyi böyle devam edecekse de insanlara kaliteli hizmet sunun.

H A S T A N E-5

İDARİ ZAFİYET VAR: REKTÖR SÖZBİR VE BAŞHAKEKİM TUNCER İYİ YÖNETSE BÖYLE OLMAZ

İnsanlar her gün başhekiminden doktoruna kadar birilerini aramak zorunda kalıyorsa burada bir problem var. Vatandaş kapıda muhatap olduğu sekreterden, bölüm hocasına kadar çare bulamıyor, özgüven yok. “Burası hastane değil mezbahane” gibi densiz bir kelime kullanılıyorsa niye kullandırıyorsun? Kullandırma. İnsanlara hizmet etmek, faydalı olmak kadar güzel bir şey var mı? Ama burada bu yok. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde, Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesi ve Bolu Eğitim Araştırma Hastanesi'ndeki örneklerin üniversite bünyesinde, YÖK bünyesinde en ulaşılabilir noktaya getirilmediği sürece bu konudan kimse kusura bakmasın, hatrı gönülü yok bu işin. Biz her gün aramaya devam edeceğiz. Derman olur olmaz bilmiyoruz ama karınca gibi tarafımızı belli edeceğiz. Bu işe başta Rektör Nedim Sözbir hocamız olmak üzere Cengiz hocamız çok iyi bir cerrah, muhteşem bir doktor ama idare konusunda demek ki bir zafiyet var. Olsa bunlar gündeme gelmez. Herkesin iyi düşünmesi lazım.”

PROGRAMIN TAMAMINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN