2026 – 2027 Eğitim ve Öğretim Yılının başlamasına saatler kala, öğrenciler için uzmanlardan uyarı üstüne uyarı geliyor.
Fizyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Öztürk, yaz tatilinde geç yatıp geç kalkmaya alışan öğrencilerin yeni eğitim döneminde uyku düzenlerini kademeli olarak değiştirmeleri gerektiğini belirterek, yeterli uykunun öğrenme ve akademik başarı açısından önemli olduğunu söyledi.

Öztürk, yaptığı açıklamada, yaz döneminde öğrencilerin genellikle geç yatıp geç kalktığını, okulların açılmasıyla erken kalkmanın sorun haline gelebildiğini belirtti.
Uyku düzeninin okullar açılmadan önce değiştirilmesi gerektiğini ifade eden Öztürk, öğrencilerin kademeli şekilde erken yatmaya ve erken kalkmaya alıştırılması gerektiğini dile getirdi.
Hafta sonu geç yatıp geç kalkmış bir öğrencinin pazar akşamı bir anda erken yatırılmaya çalışılmasının biyolojik açıdan zorluk oluşturabileceğine dikkati çeken Öztürk, şöyle konuştu:
"Uyku düzenini bir anda değiştirmek yerine kademeli bir geçiş yapmak gerekiyor. Okullar açılmadan yaklaşık bir hafta önce yatış ve kalkış saatlerini aşamalı olarak erkene çekmek daha doğru olur. Öğrencinin ihtiyaç duyduğu uykuyu mutlaka alması lazım."
Öztürk, uyku ihtiyacının yaş gruplarına göre değiştiğini, özellikle ortaokul döneminde 9 ila 11 saat, lise döneminde ise yaklaşık 8-9 saat uykuya ihtiyaç duyulabildiğini anlattı.
Yeterli uyku alınmadığında öğrenme süreçlerinin olumsuz etkilenebileceğini belirten Öztürk, uyku eksikliğinin öğrencinin psikolojik durumunu da etkileyebileceğini kaydetti.
Yeterli uykunun öğrencinin çalışma verimini ve öğrendiklerini hatırlama oranını artırdığını vurgulayan Öztürk, şunları söyledi:
"Uykudan fedakarlık edilmez. Uyku, öğrenme sürecinin önemli bir parçasıdır. Hafta içinde az uyuyup hafta sonu daha uzun uyuyarak bunu telafi etmeye çalışmak doğru değil. Daha uzun uyumak kişiyi daha fazla dinlendirmiyor. Uyku süresi uzadıkça, hızlı göz hareketlerinin görüldüğü REM uykusu dediğimiz dönem artıyor. Bu dönemde beyin uyanıklık kadar aktif çalışıyor ve enerji harcıyor. Dolayısıyla olağan uyku süresini uzatmak, aksine daha fazla yorgunluğa yol açabiliyor."
Uyku öncesi elektronik cihaz uyarısı
İyi bir uyku için hazırlık dönemi oluşturulması gerektiğini belirten Öztürk, özellikle uyku öncesindeki son 1-2 saatte telefon, tablet, bilgisayar ve televizyon gibi elektronik cihazlardan uzak durulmasını önerdi.
Yatak odasında da bu tür cihazların bulundurulmamasının faydalı olacağını ifade eden Öztürk, biyolojik saatin çevreden gelen uyarılarla kendisini yenilediğini, bunların en önemlilerinden birinin ışık olduğunu söyledi.
Parlak ışığın uyku için önemli olan melatonin hormonunun salgılanmasını baskıladığını anlatan Öztürk, öğrencilerin uyku öncesinde loş bir ortama geçmeleri gerektiğini dile getirdi.
Öztürk, uykuya geçişi kolaylaştırmak amacıyla kişisel bakım yapmak, rahat kıyafetler giymek ve ders dışı kısa okumalar yapmak gibi uyku öncesi ritüeller oluşturulabileceğini kaydetti.
"İdeal olan sabit bir uyku-uyanıklık döngüsünü korumaktır"
Hafta içi ve hafta sonu farklı uyku düzenlerinin "sosyal jetlag" olarak adlandırılan duruma yol açabileceğini belirten Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İdeal olan, hafta içi ve hafta sonu ayrımı yapmadan sabit bir uyku-uyanıklık saat döngüsünü korumaktır. Hafta içi erken yatıp erken kalkarken hafta sonu geç yatıp geç kalkılması uyku döneminde bir kaymaya neden oluyor. Öğrenciler mümkün olduğunca uyku düzenlerini bozmasınlar. Özellikle uyku öncesindeki son bir saatte telefon, tablet, bilgisayar ve televizyon gibi elektronik cihazların yaydığı ışıktan uzak dursunlar."
Prof. Dr. Levent Öztürk, kafeinli içecekler, enerji içecekleri ve kolanın da uyku düzenini olumsuz etkileyebileceğini sözlerine ekledi.





