Sıcak ve bunaltıcı havalar yetişkinler kadar çocuklar içinde çekilmez oluyor. Çocuklar serinlemek için sulama kanalları, dereler ve süs havuzlarına girerek serinlemeyi tercih ederken, birçok tehlikeye de davetiye çıkartıyor. Başta enfeksiyonlar olmak üzere hastalıklara neden olan serinleme macerası telafisi olmayan rahatsızlıkları da berberinde getiriyor. Süs havuzları ise derin olmadığı için aileler için daha rahat gibi görünse de o kadar da masum değil. Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doktor Özge Yurtseven, serinlemek için çocukların sıklıkla tercih ettiği sulama kanaları ile süs havuzlarındaki tehlikeleri Öncü TV mikrofonlarına anlattı.
“SÜS HAVUZLARI VE KANALLARDA SERİNLEMEYİ BİZ ÖNERMİYORUZ”

Tehlikeye dikkat çeken Uzman Doktor Özge Yurtseven, şöyle konuştu:
“Biz önermiyoruz. Havalar çok sıcak çocuklarda bunalıyor, serinlemek istiyorlar. Ancak kanalların sıkıntısı enfeksiyon riski olabiliyor. Çocuklar kanallarda, yüzdüklerinde ishal gibi şikayetleri olabiliyor. Hatta idrar yolları enfeksiyonları gibi şikayetlerle gelebiliyorlar. Süs havuzlarının ise temizliğinden tam emin olunmalı. Çocukların bu yaz döneminde temizliğine, güvenirliğine inanmadıkları yerlere aileler çocuklarını sokmasınlar. O klor dengesinin ayarlanması gerekiyor. Onun için bilmedikleri havuzlarda sırf serinlemek için çocuklarını sokmasın aileler. Süs havuzları ve kanalların ayrıca çocukların boğulmalarına daha açıklar. Çocuklar boğulmalara karşı daha savunmasızlar ve onların solunum yolları da daha hassas olduğu için en ufak bir boğulmada beyinleri etkilenebiliyor. Kesinlikle başlarında bire ebeveyn olmadan süs havuzlarına girilmesini önermiyoruz. Derinliği az bir şey olmaz gibi düşünülebiliyor. Ama çocuk başını suya soktuğunda kendi başına çıkartamayabiliyor, ayağı kayabiliyor. Onun için ebeveynlerden birisi mutlaka çocukların başında olmalı. Diğer çocuklara da emanet edilmesin. Nasılsa bir şey olmaz, havuz derin değil nasılsa denilmesin. Başlarında bir ebeveynle çocuklar süs havuzlarına girebilir.”
BU BELİRTİLERE DİKKAT

Süs havuzlarından ve sulama kanallarından kapılacak hastalıkların tedavisini de anlatan Uzm. Dr. Yurtseven, “Süs havuzları ve kanallardan kapılacak hastalık ve enfeksiyonların tedavisi ise çocuğun klinik durumuna göre değişen bir şey. Birde bu havuzlar güneşin altına konulabiliyor. Çocuklar bu defa da çok fazla güneşe maruz kalmış oluyor. Güneş yanıkları ve kızarıklar oluşabiliyor. Mümkünse gölge alanlar tercih edilmeli yada saat 11 ile 16 saatleri arasında güneşe çıkmasınlar. Çocuklar girdi anne ve babaları da takip etti ama buna rağmen baş ağrısı, kusma, bulantı, ateş gibi şikayetleri olduğunda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvursunlar. İshal olabilir anne ve babalar bunu takip etsinler” diye konuştu.
SIVI DENGESİ KORUNMALI

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Özge Yurtseven ayrıca sıcak havalarda çocukların sıvı dengesinin de korunması gerektiğini belirterek, “Birde bu sıcaklarla beraber çocuklar sıvısız da kalıyor. Onun için çocuğun susadım demesini beklemeden sus içirilmeli. Çocuğun yaşına göre kilosuna göre en az 2-3 litre su alması gerekiyor. Çocuklar su içmiyorsa da ayran, soda, anneler kendi yaptıkları meyve suları ile çocuğun sıvı dengesini artırması gerekiyor. Sıvısız kalmakta çocukları kötü etkiliyor” dedi.
“ASİTLİ İÇECEKLERİ EBEVEYNLER İÇİP ÇOCUKLAR İÇMEYİN DEMEK OLMAZ”
Çocukların en çok sevdiği sıvılar olan asitli içeceklerin yerine verilebilecek içeceklere değinen Uz. Dr. Özge Yurtseven, şu ifadelere yer verdi:
“Asitli içeceklerin çocuklara bir faydası yok. İlla çocuklar içmek isterse ona benzer içecekleri anneler evde kendileri yapıp içirebilirler. Asitli içeceklerde şeker oranı çok fazla. İlerleyen yaşlarda şeker hastalığı riskini artırabilir, kilo almasına sebep olabilir. Bazen çok fazla sıvıyla beslenmenin de küçük çocuklarda mideleri de küçük olduğu için bu defa çocuğa tokluk hissi veriyor. Hele yemeklerden önce aç karına asitli içecekleri hiç önermiyoruz. Çok nadir asitli içecekleri tok karına içebilirler. Ebeveynlerinde çocuklarına örnek olması lazım. Anne kendisi içip çocuğuna vermeyince de o da çok hoş olmuyor. Ebeveynlerde mümkünse içmesinler.”





