2010- 2014 yılları arasında AK Parti Boğaziçi Belde Başkanlığı görevinde bulunmasının ardından 2014 Yerel Seçimleri'nde kazandığı belediye başkanlığını 2 dönemdir devam ettiren ve 3. dönem için tekrar halktan destek isteyen Boğaziçi Belediye Başkanı ve AK Parti Adayı İbrahim Ercan, ustalık dönemine vizyoner projelerle damga vurmak istiyor. Öncü TV'nin Güne Merhaba programında memleketine olan hizmet sevdasının ilk günkü gibi devam ettiğini vurgulayan Ercan, altyapıdan üst yapıya ulaşımdan sosyal yaşama kadar her alanda hayata geçirdiği projeler ile kalkındırdığı beldeyi adeta ilçe statüsüne taşımak hedefiyle çalışacağının sözünü veriyor. Halktan aldığı yetkiyi yine halkla istişare halinde hizmete dönüştüreceğinin altını çizen Ercan, gelişen Boğaziçi için 31 Mart'ta istikrar çağrısı yaptı.

Ekran Görüntüsü 2024 03 25 172730

SEÇİMİ KAYBEDEN YEĞEN, YSK’YA İTİRAZ ETTİ SEÇİMİ KAYBEDEN YEĞEN, YSK’YA İTİRAZ ETTİ

Önümüzdeki yerel seçimlere bir haftadan az bir süre kala, seçimlerin nabzı Öncü TV ekranları ile 100.2 Radyo Öncü’de atmaya devam ediyor. Yerel seçimlere yönelik çalışma temposunu arttıran, Boğaziçi Belediye Başkanı ve AK Parti Boğaziçi  Belediye Başkan Adayı İbrahim Ercan, Öncü TV Haber Müdürü Canan Üstüner’in hazırlayıp sunduğu Güne Merhaba programının konuğu oldu. Programında 2 dönem yaptığı belediye başkanlığı görevinde bugüne kadar yaptığı çalışmalar ile, önümüzdeki dönem seçilmesi halinde hayata geçireceği projeleri anlatan Ercan, “bugüne kadar yaptığı çalışmalarla belde sakinlerinin gönlüne dokunduğunu ifade etti.

“Evlerdeki musluklardan kaynak suları akıyor”

Boğaziçi Beldesi’nde evlerdeki musluklardan hijyenik doğal kaynak sularının aktığını dile getiren Ercan, su depolama alanları için çalışma başlatacaklarını söyledi. Bu konuda sürekli DSİ ile irtibatte olduklarının altını çizen Ercan, “O sularımız doğal kaynak suları ve bu sular evlerde oluyor, ama cazibeli su olması nedeniyle 4 ayrı yerden geliyor.  4 ayrı yerden gelmesi nedeniyle, bunları bir yerde birleştirmemiz mümkün görünmüyor. Ama 2014`te ilk göreve geldiğimde şöyle bir düşüncem oldu;  bir komşu yöremizin bir akarı var, bu yerde bir gölet yapılarak Konuralp`e kadar uzanacak, içme suyunun ihtiyacını karşılama noktasında, bir gölet yapılması noktasında bir başvurumuz oldu. DSİ de bunu olumlu karşıladı ve su debisinin ölçülmesiyle ilgili, 3 senelik bir süreç geçti. O süreçten sonra olumlu neticelendi, yatırım programına girmesi noktasında. Pandemi süreci bizim bazı şeylerden mahrum bıraktı. Ekonomik olarak da Dünyadaki ve konjonktürde de yansımalarını da gördüğümüz için, bunu bu aşamada gerçekleştiremedik.  Onu da gelecek dönemde gerçekleştirmek için, elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.

“Biz kooperatifi pasif hale getirmedik, kooperatif kendisi çekildi”

Belde de en çok tartışılan konuların başında gelen Yeşilboğaz Taşıma Kooperatifi ile ilgili tartışmalara da açıklık getiren Ercan, “Şöyle söyleyeyim; tabii ki yüzde yüz Türkiye`nin hiçbir yerinde ulaşım noktasında, memnuniyet olmadığını, özellikle belirtmek durumundayım. Bizde bir kooperatif sistemiyle yürüyen bir ulaşım ağımız vardı. Bu ulaşım ağı Düzce güzergahında, belli bir güzergahta insanlarımızın ulaşım hizmetini yerine getiriyordu. Ta ki; Düzce Ulaşımın yeni bir yapılanması, Düzce Ulaşım Master Planından sonra burada yeni bir güzergahlar gösterildi. Çünkü kendi güzergahlarındaki yolcuların, kooperatifin aldığını söylediler. Bizde bağımlı bir beldeyiz, belde olmamız nedeniyle ticari, ekonomi, sağlık ve eğitim alanında biz Düzce merkeze bağımlıyız. İnsanlarımız, Düzce merkeze en rahat bir şekilde ana arterden ulaşmak durumundalar.  Bu arterin değiştirildiğini gördük, İl Trafik komisyonunda da bunun kararı alındıktan sonra, insanların bu mağduriyeti kesinlikle siyasi olarak ve idari olarak, beni mesul tutacağını gördüm. Bu noktada İl Belediye Başkanımız Sayın Bakanımız Faruk Özlüye’de buradan teşekkür ediyorum. Bu noktada yeni Ulaşım Master Planı'nı uygulama noktasında, kendi bölgemizde ki, kooperatifin de uygulaması talebinde bulunduk. Onlarda olumlu cevap verdi ve teknik olan arkadaşları yönlendirdi. Kooperatifi, sistemin içine alarak kendi bünyemizde bir ihale yaptık 12 araçlık, ama bu ihaleye kendileri katılmadı. Katılmayınca da biz ikinci bir ihale açtık, çünkü gösterilen güzergah Çoban istikametinden - Otogar güzergahına, biz de yeni ihaleyi 8 araç üzerinden yaptık. Daha önceki 11 + 1 araç üzerindendi. Kooperatifte belli bir güzergahı taşısın diye. Yani il trafik komisyonunun kararına göre, 8 araçlık bir ihale yaptık. Bu ihaleyi de Düzce Ulaşım A.Ş açtı, alt taşeron ihale etti. Kooperatifle çalışıp, biz de ulaşım hizmetini Düzce Ulaşım A.Ş’nin alt taşeronu üzerinden yapma gibi bir iradeyi ortaya koyduk. Ta ki; Yeşil Boğaz bu hizmeti kesene kadar… Birden bire çekildi ve çekilince bütün yük bize kaldı. Öyle bir eksiklik ortaya çıktı…  Tabii ki bu 8 araçlık ihaleye, sonra 2 araç daha ekleyip, 10 araca çıkardık. Şuanda da akşam ve sabah yoğunluğu için, bizim arabalar 50,  51 52, 53 sefer sayılı gibi gözüken belli bir güzergahlar var. Bunların üzerinde 3 tane daha, 54 sefer sayılı otobüsü de ekledik. Bunu da vatandaşlarımız, kırmızı araba olması nedeniyle bizim arabalar mavi, kırmızı arabalar olmasını tam kavrayamadılar. Ama 54 numara olarak da, 3 araç daha takviye yaptık.  Sabah ve akşam saatlerinde özellikle Ramazan ayında bu yoğunluğu azaltmak için, daha önce bu araçları sefere almıştık. Bu sistem devreye girdikten sonra, benim bugüne kadar telefonum ulaşımla ilgili son 1 aydır çalmadı. Ama sorunların ana nedeni, eleştiriler ya da sorunlarla ilgili bu uygulamayı yarıda bırakan kişileri sorgulamak lazım.”

“Yeşil Köy kavşağının sözünü aldık”

Sık sık kazaların meydana geldiği Yeşil Köy kavşağı projesi ile ilgili Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından söz aldıklarını kaydeden Ercan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“ En son Ulaştırma Bakanımız Düzce’yi ziyaret etti. Daha önce, Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesinde bulunduğu için, bu sorumluluğu kendisine bire bir ilettik. Kendisi de hemen bölge ve Genel Müdürlük düzeylerine talimat verdi. Baharla beraber, ilk uygulamanın Yeşil Köy kavşağı olarak adlandırılan yerden başlanılacağı sözünü aldık. Aldığımız söz doğrultusunda, bizim projemizi Genel ve Bölge Müdürlükleri onayladı. Biz bu işlerle ilgilendik ve gereken görüşmeleri yaptık. İşin özü, vatandaşın istekleri, yatırımlarımızın gerçekleşmesi doğrultusunda, üstün bir gayret sarf ediyoruz. Seçim sürecinde olmamıza rağmen, bu çalışmaların içindeyiz. Sorumluluklarımız var.”

“Bazı noktalarda vatandaşlarımızla çelişiyoruz”

Hizmet konusunda bazı konularda vatandaşlarla çekiştiğini anlatan Ercan, şu ifadelere yer verdi:

“Şimdi şöyle söyleyeyim; sorduğunuz sorulara biraz eleştirisel değil de, biraz kendini öven gibi anlatırım diye de bir çekincem var. İnsan olmanın en büyük yetisi yergiler. Eğer sosyal bir çevredeysek, eleştiriler ya da yergilerin yüzüne söylenmesi gerektiğine inanıyorum. Övgülerin arkadan konuşulması gerektiği bilincindeyim. Toplumu, toplum yapan tutkallardır bunlar. Şimdi düğününe gitmedi, merasime katılmadı, davete icabet etmedi. Düzce’deki siyasi, bürokrasi, ticari alanda arkadaş, dost teşkilat yapısındaki merasim olsun, iyi günde, kötü günde en çok katılım sağlayan kişilerden birisiyim, Düzce’de. Onun gönül rahatlığıyla, bunu cevaplamak istiyorum. Tabii ki taşra kültüründen, 30 sene önce ben geldiğimde 20 senelik bir belediyeydi burası. Biz seçilirken, milleti de temsil ediyoruz. Ama bu süreçte şöyle bir şey de var; devleti de temsil ediyoruz. Devletin kanunlarını uygulamakla mükellefiz. Kanunları uygularken, bazı noktada vatandaşlarımız ile çeliştiğimizi görüyoruz. Bu nokta da eleştiri alabiliyoruz. Ama vatandaşlarda, deminde söylediğim gibi, yaptığınız hizmetlerin karşılığı olmuyor. Yaptığımız her iş, eskiden biz çocukluğumuz ve gençliğimizde siyasetin çokta içinde olmamızın sebebiyle, insanlarımız siyasetçilere, ya da belediye yöneticilerine, bürokratlara teşekkür eder, ‘Allah razı olsun’ derlerdi. Öyle hızlı bir değişim sürecindeyiz ki; yapılan her şeyi sorgulayan, bir yaşam biçimi haline geldik. Hızlı bir gelişim ve dönüşüm oluyor. Yaptığımız her iş, belli bir noktada sadece benim değil, bütün yöneticiler için söylüyorum; sorgulayan bir döneme girdik. O noktada eleştirilerin olması normal, ama yapılan eleştirilere kulak tıkayıp, yani bunlara cevap vermemek gibi gelişim ve dönüşüm yaşamamak kendini çek etmemek, kendisiyle tezat bir yönetim olur. Bunu özellikle benimseyemediğimi vurgulamak istiyorum. Burada da empati yapmak gerekiyor, kişilerin eleştirilerine, söylemlerine cevap vermektense, kendi şapkanızı önünüze koyup, hem kendinizi eleştirmek durumundasınız, hem de empati yeteneği ile bunu bu gerçek ile irdelemeniz gerekiyor. Bir tarafın, bir yere gelmesi için, bir tarafın yıkılması gerekiyor. Başka bir gerekçe bulamıyorum.”

“Beldeye geniş bir yol ağı kazandırdık”

Boğaziçi Beldesine geniş bir yol ağı kazandırdıklarına işaret eden Ercan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

 “Şekerpınar Mahallesi dediğimiz yerde, düğün salonunu ve sosyal alan projesini gerçekleştirdik. Çoğu ilçede olmayan, sosyal donatı alanıyla 750 metrekare betonarme bölümü, 750 metrekare tek çatı altında düğün salonu ve 2 metrekare bahçe düzeni ile örnek bir tesisimiz var, bu bir başka ilçelerde yok. Pazaryeri projesini, Şekerpınar Mahallesi düzeyinde yaptık. Şekerpınar’da heyelan olan bölgeler vardı, yıllardır kangren haline gelen, kendi ölçeğimizde değil devletimizin belli kaynaklarından bunu gerçekleştirerek, bu heyelan sorununu giderdik. Sadece bazı yayın organlarında bu çıktı, farklı siyasi bir parti burada 120 metrekare bir parke hibesinde bulundu. Burada, o mahalle muhtarına teslim etti. Basın açıklamasında Boğaziçi Belediyesi’nin talebi üzerine Şekerpınar Mahallesi’nin ihtiyacı olan parke taşlarının, mahalle muhtarına teslim edilmiş gibi gösterildi bazı basın ve yayın organlarında. Söz konusu parke 120 metrekare alanda, binlerle ifade edebileceğimiz yatırım oldu, sadece ana güzergahın belli bir kısmının üst yapısı ile birlikte ilk defa asfalta kavuşan yerlerimizin olduğunu vurgulamak istiyorum. Şekerpınar -  Ballar güzergahı, yine Şekerpınar - Yazlık güzergahı, Şekerpınar -  iç mezarlıktan Babalak’a bağlanan yol, Koçlar Çıkmazı, Karalar Çıkmazı, sadece girişten Ballar’a kadar bağlanan sokak ve Koçlar olarak tabir ettiğimiz, o bayırdaki parke taşlarının, doğalgaz yatırımından sonra onların örtüşmemesi. O parkeler şuan görüntü olarak uygun olmayabilir, üst yapı olarak uygun, toz ve çamur yok.”

“İlçeye yürüyüş parkuru ve sosyal alanlar kazandıracağız”

31 Mart yerel seçimlerinde yeniden Belediye Başkanı seçilmesi halinde beldeye yürüyüş parkurları ve sosyal alanlar kazandıracağının vaadinde bulunan Ercan, son olarak şunları söyledi:

“Beldemizden geçen derenin ıslahı ve temizlenmesi noktasında tabii ki Devlet Su İşleri ile koordineli bir şekilde çalışıyoruz.  Biz göreve geldiğimizde, her ilçede ve bölgede dere ıslahı çalışmaları yapılıyordu, ama kendi bölgemizde yapılmadığını gördük. Bunun gereğinin de proje çalışmaların bizden önce yapılmadığını görerek, bu proje çalışmaları biz gerçekleştirdik. Gerçekleştirdikten sonra, ilk etapta ihalesini yaptırdık. Sonra yüzde 10 iş artışıyla, yaklaşık 45 milyonluk bir yatırımla, ilk etabı bitirdik. İkinci etabında proje çalışması bitti. Bunu da yatırım programına koyarak, seçimden sonraki süreçte ihalesini yapacağız.  Bunu biz gerçekleştirmek istiyoruz. Bunu üç etaplı olarak gerçekleştireceğiz.  Bunu Kabalak Mahallemizde dahil olması nedeniyle, Kabalak Köyü ve deresini de bağlayarak, üç etaplı biraz mesafesi 4 buçuk kilometre düz bir alanda bir vadi olarak düşünün. Evlere çok yakın olmadığı, buradaki yolları açarak bir yürüyüş parkuru, sosyal donatı alanı oluşturmak istiyoruz.”

HABER: Savaş ARI