Başlıksız 1

“TAŞ ÜSTÜNE TAŞ KOYACAK HERKESLE KONUŞMAYI SİYASİ SORUMLULUK GÖRÜYORUZ” “TAŞ ÜSTÜNE TAŞ KOYACAK HERKESLE KONUŞMAYI SİYASİ SORUMLULUK GÖRÜYORUZ”

AK Parti Akçakoca Belediye Başkan Aday Adayı Esvet Sarıoğlu, konuk olduğu Öncü TV’nin ‘Güne Merhaba’ programında aday gösterilip başkan seçilmesi halinde Akçakoca’yı daha yaşanabilir bir kent haline getirmeyi hedeflediğini söyledi. Akçakoca halkından MHP’li mevcut belediye yönetimi ile ilgili sık sık şikayetler gelmesi hakkında konuşan Sarıoğlu, “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Mevcut belediye başkanı bu şekilde yönetmek istemiştir. Ama ben olsam ne yapardım? Bunu konuşursak, siyaset ve belediyecilikteki tecrübem, iktidar mensubu olmanın artısıyla partimin üst düzey isimleri ile yakın diyaloğum ve Ankara bürokrasisindeki işleyişe hakimliğim ile Akçakoca Belediyesi’ni en iyi şekilde yönetebileceğime inanıyorum.” dedi. Ayrıca tıpkı kendi şirketini yönetir gibi yönetilirse belediyecilikte başarı sağlanacağını belirterek, ‘Belediyenin parasını kendi paran gibi korumak gerekir. Belediyenin bir lira parasının hesabını yarın mahşerde biz vereceğiz.’ diye konuştu.

Akçakoca’da genç yaşlarda siyasete atılan, AK Parti’nin kuruluşundan bu yana ilçe yönetiminde önemli görevler üstlenen ve son olarak AK Parti Akçakoca Belediye Başkan Aday Adayı olmak için ilçe başkanlığı görevinden istifa eden Esvet Sarıoğlu, 5 yılı eski Başkan Nazmi Çiloğlu dönemi olmak üzere toplam 7 yıllık belediyecilik tecrübesi ile ‘Göreve talibim’ dedi.

Öncü TV Haber Müdürü Canan Üstüner’in hazırlayıp sunduğu ‘Güne Merhaba’ programına konuk olan AK Parti Akçakoca Belediye Başkan Aday Adayı Esvet Sarıoğlu, aday gösterilip halkın takdiri ile başkan seçilmesi halinde Akçakoca’yı her alanda kalkınan ve gelişen bir kent haline getirmek için canla başla çalışacağını vurguladı.

1-157

“Yarın sabah başkan olsam, hiç zorlanmadan görev yapacak tecrübeye sahibim”

Sarıoğlu, “Biliyorsunuz Akçakoca Düzce’nin denize açılan kapısı. Akçakoca’da ikinci evi bulunan İstanbullu, Ankaralı ve Bolulu çok sayıda insan var. Bunlar neden geliyorlar Akçakoca’ya? Yaşanabilir bir şehir olduğu için. Biz Ankara’dan birçok kişiye daire sattık, Akçakocalı yaptık. Neden? Ankara ve İstanbul’a yaklaşık 2 saat uzaklıkta bir ilçe. Dolayısıyla Akçakoca’yı daha da yaşanabilir bir hale getirmemiz lazım. Bir nevi ben 7 yıldır Akçakoca Belediye Başkanlığı yaptım aslında. Benim için çok zor bir iş değil. Bir de ben bunu eski Akçakoca Belediye Başkanlarımız Gürol Kibar ve Nazmi Çiloğlu gibi büyüklerimle yapınca, çok çok daha tecrübe oldu bizim için. Yani ben yarın sabah belediye başkanı olsam, hiç zorlanmadan yapabilecek bilgi ve tecrübeye sahibim. Neden? Oradaki arkadaşlar zaten, daha önce çalıştığımız arkadaşlar. Dolayısıyla bizim belediyeyi yönetmekle, Akçakoca’yı yönetmekle ilgili bir sıkıntımız olmaz. Bunu zaten Akçakoca’da da birçok kişi bilir. Partimiz tabii ‘Akçakoca Belediye Başkan Adayımız sensin.’ derse, güzel bir belediye meclis kadrosuyla, işte Belediye Başkan Yardımcılarımızı falan belirleyerek, biz bu seçimi çok rahatlıkla alacığımız düşünüyoruz. Ben 2023 seçimleri öncesinde AK Parti İlçe Başkanı olarak görev yapıyordum. Sahada nasıl çalıştığımızı, nasıl programlarla, etkinliklerle nasıl AK Parti’yi anlattığımızı, milletvekillerimizi anlattığımızı, herkes gördü. Dolayısıyla, propagandalarda ve çalışmalarda bizim bir eksiğimiz olmaz, biz bunu her zaman yaparız.” ifadelerini kullandı.

“Bizden birisi oturuyorsa, ‘Sen kalk, o koltuğa ben oturacağım’ demem”

Partisinden bir ismin oturduğu koltuğa talip olmayı etik olarak doğru bulmadığını vurgulayan Sarıoğlu, “Ben 2019 yerel seçimlerinde de aday adayı olabilirdim. Ancak o dönemde bizim Belediye Başkanımız Cüneyt Yemenici idi. Tabii Cüneyt bizim kardeşimiz, sevdiğimiz bir arkadaşımız. Dolayısıyla ben siyaseten şunu hiçbir zaman tasvip etmiyorum; bir koltukta bizden birisi oturuyorsa, ‘Sen kalk, o koltuğa ben oturacağım.’ demem hiçbir zaman. Biz o zaman göreve talip olmadık, ama yanında yer aldık her zaman. Bunu seçimlerde herkes görmüştür. Ben seçimlerde bizzat seçimlerde SKM’de görev almıştım.” dedi.

“Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır”

Sarıoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ben 2019’dan görevden ayrıldıktan sonra, 2020 yılında yönetim kurulu üyesi oldum, Mustafa Ezer başkanlığında biz yönetimde yer aldık. Seçimi kaybettikten sonra ilçe başkanlığı görevi bize verildi. İşte ‘Akçakoca’yı toparlaman lazım Esvet abi.’ dendi bize. Onu da kabul ettik, 4.5 senedir ne kadar zor bir süreçte ilçe başkanlığı yaptığımızı herkes gördü. Neden? Biliyorsunuz afetler yaşadık, Allah rahmet eylesin ilk afette Esmahanım Köyü bölgesinde 7 vatandaşımızı kaybettik. Sonra pandemi dönemi 1-2 senemizi aldı. Pandemi döneminde ciddi çalışmalar yaptık. Ardından tekrar bir sel felaketi yaşadık. İnanın nefes almadan bir 4.5 sene geçirdik. Bu süreçte de Akçakoca ilçemize de hizmet etmeye çalıştık. Mevcut belediye başkanımızla koordineli bir şekilde işleri yürütmeye çalıştık. Akçakoca’da tabii ki eksikler var. Mesela mevcut MHP’li belediyenin durumundan bahsediyor herkes. Tabii ben şöyle bakıyorum olaya; her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Mevcut belediye başkanı bu şekilde yönetmek istemiştir. Ama ben olsam ne yapardım? Bunu konuşursak, çok farklı şeyler çıkardı ortaya.” şeklinde konuştu.

“Belediyeciliği, kendi şirketimiz gibi görmek lazım”

Belediye başkanlarının belediyeyi kendi şirketleri gibi yönetmesi gerektiğini ifade eden Sarıoğlu, “Aslında belediyeciliği kendi şirketiniz olarak görürseniz, iyi yönetirsiniz. Kendi şirketinizde 1 lirasının hesabını yaparsınız. Neden? Yani bu parayı 1 lira daha arttırarak sermayenizi büyütmek, şirketinizi büyütmek istersiniz. Yani harcarken hesabını yaparsınız, kazanırken de hesabını yaparsınız. Belediyecilikte aslında böyle bir şey… Yani belediye başkanları belediyeyi oturdukları koltukta kendi şirketleri gibi yönetirlerse, oradaki parayı, ekonomiyi ona göre düzenlerse, çok başarılı olur. Belediyenin parasını kendi paran gibi korumak gerekir. Belediyenin bir lira parasının hesabını yarın mahşerde biz vereceğiz. Eğer bile isteye bunu kaybettiysek, bunun hesabını vereceğiz. O yüzden, ben belediyenin parasını daha dikkatli harcanmasını, daha çok kollanması gerektiğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

“Biz ilk döviz cinsinden krediye Akçakoca için onay verdik”

Akçakoca kamuoyunda geniş tartışmalara yol açan 12.5 milyon Euro’luk ilk krediye AK Parti grubu olarak destek verdiklerini ancak tekrar 10 milyon Euro’luk borçlanma talebi meclise geldiğinde buna neden yeşil ışık yakmadıklarını gerekçeleriyle anlatan Sarıoğlu, bu süreçte devreye sokulmak istenen algı oyunlarına dikkati çekti.

“Başkan Yanmaz, ‘Danışmanlık ücreti ve komisyon yok’ dedi ama varmış”

AK Parti Akçakoca Belediye Başkan Aday Adayı Esvet Sarıoğlu, şöyle konuştu:

“Biz ilk 12.5 Euro’luk kredide buradaki il başkanlarımız, milletvekillerimiz ve hatta ben genel merkez teşkilat başkanına kadar sordum. Hatta bu konu ile ilgili çok daha bilgi sahibi olan bir kardeşimiz var, ona da sordum. Akçakoca’da yapılacak işler belli, bizim atık su artıma tesisimiz baya eski, bu doğru. İkincisi pazaryerinin üzerindeki çatı, yani yıllardır yapılamayan bir çatımız var. Neden bu çatı bugüne kadar yapılmamış, bunu da anlamış değilim. Bundan önceki belediye başkanlarımız da bunu yapabilirlerdi, çünkü burada bizim ölümlü kazalarımız da oldu. Dediler ki ‘Pazaryerinin üzerine Güneş Enerjisi Projesi yapacağız, elektrikli otobüsler alacağız.’ Bu projeler çok güzel ve geri dönüşü olan projeler. Bunları bu şekilde anlatınca ben de 12.5 milyon Euro’luk krediye ‘Tamam’ dedim. Ben hatta sayın başkana; ‘Sayın başkan, bu kredi ile ilgili kamuoyunu bilgilendirelim. STK’ları, muhtarları, meclis üyelerinin tamamını, siyasi parti ilçe başkanlarını bilgilendirelim.” dedim. Yaptı sağ olsun bizim dediğimizi, anlattı. Bu tarz kredilerde komisyon ücretinin olduğunu biliyoruz. Bunu sordular sayın başkana, ‘Böyle bir şey var mı?’ diye. ‘Danışmanlık ücreti ve komisyon yok’ dedi. Ben de dedim ki, ‘Sayın başkanım, bu işlerde danışmanlık ve komisyon ücreti olur, rakam da büyük.’ Kendisi de bana ‘Yok, İller Bankası bize bu konuda güzellik yapıyor.’ dedi. O öyle deyince de bizim meclisteki arkadaşlar ‘Tamam’ dedi ve meclisten geçti. İşte orada yapılacak işleri sıraladık. Bunun ardından 10 milyon işi çıkınca ben, ‘Bir dakika’ dedim. Daha sonra da İller Bankası’nın komisyon olayı çıktı. 16 milyon gibi bir rakam, artı danışmanlık ücreti çıktı. Ben de ‘Danışmanlık firması kim?’ diye sordum. Danışman firmanın kim olduğunu söylemediler bize.

“Biz ‘12.5 milyon Euro harcandıktan sonra 10 milyon Euro’yu isteyin’ diyerek talebe sıcak bakmadık”

Bizim aslında derdimiz şuydu; ‘Biz 12.5 milyon Euro için bir danışmanlık ücreti ve komisyon ödeyeceksek, ödeyelim, sıkıntı yok. Ancak bu 12.5 milyon Euro’yu bir harcayalım, eğer bu bizim yapacağımız işe yetmiyorsa, 10 milyon Euro’yu yine talep edelim biz.’ Çünkü Akçakoca’ya geri dönüşümü olan elzem işler var burada. Sanki biz 12.5 milyon Euro’ya da ‘Hayır’ demişiz gibi haberler yapılmaya başlandı. Su arıtmaya, Akçakoca’nın diğer yatırımlarına ‘Hayır’ diyormuşuz gibi algılar oluşturulmaya başlandı. Böyle bir şey yok, ben bunlara ‘Hayır’ diyebilir miyim?” ifadelerini kullandı.

HABER: Savaş ARI