Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, kendisinin hazırlayıp sunduğu ‘Yorumluyorum’ programında aylardır maaşlarını alamayan Gama İplik Fabrikası çalışanlarının seslerine kulak verdi. Grevdeki işlerin sendika üyesi olmasına karşılık sahada sendikayı temsilen kimsenin olmamasını eleştiren Ünsal, “İşçinin hakkını müdafaa edecek, işçinin hukukunu koruyacak insanlar yok. İşçi diyor ki ‘Bize hayvanın önüne koyulmayacak yemeği koyuyorlar.’ Konuşurken dünyadan, Amerika'dan, dengeden, Külliye’den bahseden Zafer bey, hayvanın önüne koyulmayacak yemeği işçinin önüne koymaya utanmıyor musun?” ifadelerini kullandı. Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü’nün bir saha gezisinde yanında olduğunu belirten Ünsal, “Vatandaşlar güzel bir ilgi gösteriyorlar. Her güzel ilgide Faruk Bey beni çağırdı. ‘Bak Sadullah bey görüyor musunuz?’ dedi. Ben ona ‘Sayın bakanım’ diyorum. Çünkü Düzce'de Cumhuriyet tarihinde çıkan birkaç bakandan birisi. Gönlümden de diyorum, severek de söylüyorum.” açıklamalarında bulundu.

Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, Öncü TV ekranları ile 100.2 Radyo Öncü ve Radyo Kent ortak yayını ile geniş kitlelere ulaşarak Düzce’nin gündemine ışık tutan ‘Yorumluyorum’ programında, aylardır maaş alamayan ve kötü koşullarda çalışmak zorunda bırakılan Gama İplik çalışanlarının sesi oldu.  Faruk Özlü’nün de seçim çalışmalarına değinen Ünsal, vatandaşların Özlü’ye ilgisinin yoğun olduğunu vurguladı.

Whatsapp Görsel 2024 02 28 Saat 15.44.10 4Febe6Bf

MECLİSİN AÇILIŞININ YIL DÖNÜMÜNDE ‘104’ SAYISINI OLUŞTURDULAR MECLİSİN AÇILIŞININ YIL DÖNÜMÜNDE ‘104’ SAYISINI OLUŞTURDULAR

“Gönlümden de diyorum, severek de söylüyorum”

Düzce AK Parti Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün sahalarda, seçim gezilerine devam ettiğini belirten Ünsal, “Faruk Özlü sahada; seçim gezilerine gittik. Vatandaşlar güzel bir ilgi gösteriyorlar. Her güzel ilgide Faruk bey beni çağırdı. ‘Bak Sadullah bey görüyor musunuz?’ dedi. Ben ona ‘Sayın bakanım’ diyorum. Çünkü Düzce'de Cumhuriyet tarihinde çıkan birkaç tane bakandan birisi. Gönlümden de diyorum, severek de söylüyorum. Düzce'den çıkan çok bakan yok, çok milletvekili var, çok iş adamı var, çok bürokrat var. Ama bakan biraz az tabii. Özlü bana bir hikaye anlattı. Rahmetli Demirel mitinge çıkmış ‘Köprüler yaptık, yollar yaptık, fabrikalarımızı yaptık.’ derken biri oradan bağırmış ‘Babanın parasıyla mı yaptın?’ diye. Demirel, ‘Babamın parasıyla yapmadım. Senin paranla da yapmadım. Şu alanda bulunanların hepsinin parasıyla da yapmadım, ama devletin parasıyla yaptım.’ diyor. İşte babanın parasıyla mı yaptın muhabbeti var ya; toplumda. Bu zamana gelenler niye yapmamış, bu çok önemli. Millet bahçesine önceki dönem Mehmet Keleş müdahale etti. Beceremedi, oraya çöreklenmiş birileri gündem olmuştu. Bu millet bahçesini kaldırması Düzce'nin içindeki çöküşlerin bitmesine sebep oldu. O güne kadar niye kaldırılmadı?” dedi.

430081499 947164730107564 6638174308690625761 N

“Yemeklerimiz çok kötü, bize insan gibi davranmıyorlar”

‘Güzel bir söz var; ‘İnsanları yücelten ilim ve kültür değil ahlak ve fazilettir.’ diyor. Çok güzel bir ifade…’ diyerek Gama İplik’teki işçilerin grevine değinen Ünsal, şöyle konuştu: “Şimdi Gama İpliğe arkadaşlarımız gitti. Orada işçilerle röportaj yaptı. Konu kısaca şu; Gama İplik’e geçtiğimiz günlerde hisselerin büyük bir kısmını Doğan Holding'e devretti, diye mutabakat var. Sonra da bu alışveriş olmamış. Olmayınca da işçiler 6 aydan beri düzenli maaş alamıyor. İşçiler diyor ki; ‘Hayvanın önüne koyulmayan yemeği, bizim önümüze koyuyorlar. Biz burada çöpün, tozun, pisliğin içindeyiz. Bize yoğurt vermiyorlar. Biz hayvan gibi çalışıyoruz. Yemeklerimiz çok kötü, bize insan gibi davranmıyorlar. Bu ekranlarda Zafer Kaplan Gama İpliğin sahibi bizim Düzce'den tanıdığımız, hatta bizim şirketler grubunun çocukluk arkadaşı Tuncay Şahin’le beraber, bir konularla ilgili iş yargıya intikal etmişti.

O zaman biz, Zafer Kaplan'ın lehinde hareket ettik, yanında durduk. Bugün geldiğimiz noktayı gördük ki, Zafer Kaplan adı büyük. İşçiyi hayvan gibi çalıştırıyorlar. Hayvan muamelesi yapıyor. Hayvanın önüne koyulmayan yemeği işçinin önüne koyup da bu kadar büyük yatırımın içinde 15-20 milyon tutarındaki işçinin parasını ödeyemiyorsan, kapat git fabrikayı. Zaten çevreyi kirlettin, çevreyle ilgili zaten tesislerde gerçekten bir inceleme olsa, orada iddia ediyorum standartların çok üstünde sıkıntı olacağını çok iyi görüyorum.”

F-8

“O çilenin içindeki işçilerin hakkını yiyorsunuz”

Gama İplik’te çalışan insanlara herhangi bir açıklama yapılmamasını eleştiren Ünsal, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “İşe babasının hayrına gelmiyor ki, para kazanmaya geliyor. Çöpten ip üretiyorlar, çöpten plastikten üretim yapıyorlar. İşçilerin maaşları Doğan Holding'den yapılacak devre kaldıysa, Allah bunlara kolaylık versin. Önümüzde Ramazan var, insanlar maaşlarını alamamışlar. Bir açıklama yapın insanlara. Adam diyor ki ‘Beni beğenmiyor musun? Öde tazminatlarımızı, çıkart bizi işten. Veya adam gibi zamanında maaşını ver. Hem bu memlekette dönüşümden para kazanacağım, dünyada şöyleyim - böyleyim diye konuşurken mangalda kül bakmıyorsunuz, hem de işçinin o çöpün içinde, o tozun içinde, dumanın içinde, o havanın içinde, o çilenin içindeki işçilerin hakkını yiyorsunuz. Allah bu; hakkı dünyada bırakmaz. Bunlar sendikaya bağlı, sendika sahada yok. İşçinin hakkını müdafaa edecek, işçinin hukukunu koruyacak insanlar yok. Birisi işçinin hakkını vermiyor. İşçi diyor ki ‘Bize hayvanın önüne koyulmayacak yemeği koyuyorlar.’ Konuşurken dünyadan, Amerika'dan, dengeden, külliyeden bahseden Zafer bey, hayvanın önüne koyulmayacak yemeği işçinin önüne koymaya utanmıyor musun?”