Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi İl Başkanı Murat Caymaz, yılın son gününde ülke gündemini ve ekonomiyi değerlendirdi. Düzenlediği basın toplantısında AK Parti iktidarını eleştiren Caymaz, liyakatli kadrolar ile Türkiye’nin sorunlarına karşı çözüm önerileri sunan tek parti olduklarını savundu.

“Cesurca mücadele ediyoruz”

“Biz DEVA Partisi Düzce teşkilatları olarak geride bıraktığımız yıl içerisinde siyasi çalışmalarımıza ara vermeden hızlıca devam ettik” diyen Caymaz,  “Partimizin kuruluş aşamasından itibaren gerçekten önemli mesafeler katettik. Mümkün mertebe toplumumuzun her kesimiyle temaslar kurarak karşılıklı fikir alışverişinde bulunmaya gayret gösterdik. Siyaset yapmanın zor olduğu, farklı siyasi düşüncelerin kabul görmediği ve bazı kesimler tarafından neredeyse düşman ilan edilmeye çalışıldığı bir ortamda biz DEVA Partisi teşkilatları olarak cesur, adaletin tecellisine inanmış, kararlı ve bu yolda azimle çalışan üyelerimizle birlikye yılmadan yolumuza devam ettik. Bu konudaki en büyük desteği Genel Başkanımız Sayın Ali BABACAN’dan alıyoruz. Onun mütevazi ve kendinden emin kişiliği, bilgi birikimi, konulara olan vizyoner ve gerçekçi bakış açısı, popilist siyasetten uzak yaklaşımlarla ülkemizin geleceğine dönük çalışmaları kararlılıkla sürdürmesi bizleri umutlandırıyor” dedi.

“DEVA Partisi işi bilen liyakatli kadrolardan oluşuyor”  

Türkiye’nin sorunlarını yönetebilecek 22 tane eylem planı hazırladıklarını ifade eden Caymaz, “Her siyasi partinin idealleri, hedefleri ve iddiası vardır. Kurulma amaçları bulundukları çevreye, vatandaşlarına ve ülkesine hizmet etmektir. DEVA Partisi olarak biz iddialı bir partiyiz. Genel Merkezimizin siyasi mutfağında çok ciddi çalışmalar yürütülüyor ve bu çalışmalar kamuoyu ile sürekli paylaşılıyor. Bugüne kadar toplam 19 eylem planımızı hazırladık ve kamuoyu ile paylaştık. Önümüzdeki günlerde üç konu hakkında daha eylem planımızı açıklayacağız ve toplamda 22 eylem planımızla birlikte hem önümüzdeki seçimlere hem de ülkemizi ilkeler,değerler ve insan onuruna yakışan bir siyasi anlayışla yönetmeye hazır olacağız. Bu denli hazırlık yapan, seçimlerden sonra hangi politikalarla ülkemizi yöneteceğini açıkça deklare eden başka bir siyasi parti yok. Bu konuda iddialıyız. Eğitim, tarım, sağlık, ekonomi, adil yargı, sosyal politikalar, çevre politikaları,afet eylem planı, dış politika, sığınmacı sorununun çözümü, yerel yönetimler, madencilik ve enerji, kalkınma seferberliği, kadın ve gençlik politikaları ve benzeri 22 eylem planımızla ciddi anlamda ülkemizin sorunlarını tespit ederek çözüm önerilerini sunan tek partiyiz. Bu planlamalar bize DEVA Partisi kadrolarının işini bilen, liyakatli insan kaynağı ve profesyonel anlayışla çalışmalarını sürdürdüğünü gösteriyor” şeklinde konuştu.

“Düzce’de çözüm bulmayan sorunları gözlemliyoruz”

Özellikle kış aylarında baş gösteren hava kirliliği sorununa da değinen Caymaz, “Seçimlere az bir süre kalmışken ilimizin halen çözüm bulunamayan sorunlarını hep birikte gözlemliyoruz. İlimizin en büyük sorunlarından biri biliyorsunuz ki hava kirliliği. Buna sebep olarak genelde kontrolsüz ve denetimsiz kömür kullanımı olduğunu da sık sık dile getiriyoruz. Ancak hava kirliliğinin başlıca nedenlerinden olan bir konuya daha değinmek istiyorum. Bildiğiniz üzere ilimizde organize sanayi bölgeleri sürekli genişliyor. Ancak şehir merkezinin içerisinde kalmış fabrikalar bulunduğunu görüyoruz. Hem şehrin havasını hem de estetiğini bozan bu fabrikaların organize sanayi bölgelerine taşınması hava kirliliğinin önlenmesi adına yapılacak çalışmalar arasında elzem konuların başında gelmektedir. Kaldı ki bu fabrikaların OSB’lerde yerleri de bulunuyor. Yetkililere buradan sesleniyorum, şehrin içerisinde kalmış olan fabrikaları artık OSB’lere taşımalıyız. Konuya paydaş olan resmi kurumlar ve sivil toplum kuruluşları bu konuda adımları atmalı ve gerekli teşvikleri sağlamalılar. Geçmiş yıllarda şehrimizin ortasından geçen D-100 Karayolu’nun Çilimli ve Kaynaşlı arasında bulunan hattın, sağ ve solu olmak üzere yaklaşık 300’er metre içeriye kadar sanayi tesis alanı olarak ilan edildi. Bu, baktığımızda büyük bir sorundur. Düzceliler olarak şehir merkezindeki eski sanayi çarşısından şikayet ediyoruz ve kaldırılması için yıllardır çalışmalar yürütülüyor. Böyle bir hattın sanayi hattı olmasına izin verilmesi ne kadar sağlıklı bir karar tartışmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Tarım toprağı altın gibi kıymetlidir”

Düzce’de tarım alanlarına sahip çıkılması gerektiğini kaydeden Caymaz, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bakın şehirler büyüyor, bu konforlu yaşamı sadece tarım topraklarımızın korunması ile sürdürebiliriz. Tarım toprağı altın gibi kıymetlidir, onu korumak için önlemler almalıyız. Bugün değil ama ilerleyen yıllarda tarım topraklarına duyulan ihtiyaç çok daha fazla artacak. Bizse yok etmek için neredeyse elimizden geleni yapıyor, verimli tarım arazilerimizi ellerimizle fabrikaların hizmetine sunuyoruz. Elbette fabrikaları ve sanayicilerimizi destekliyoruz. Düzcemize istihdam sağlayan herkesin başımızın üzerinde yeri var. Ancak bu alanlar belirlenirken yetkililer yatırımcıları doğru alanlara yönlendirmeliler.”

“Vatandaşın aldığı maaş neredeyse kiraya gidiyor”

Düzce’de 23 Kasım tarihinde meydana gelen depremin ardından artan kira fiyatlarına dikkat çeken Caymaz, vatandaşların aldığı maaşların neredeyse kiraya gittiğini söyledi. Türkiye’de ekonomik yönden insanların kısır döngüye girdiğini belirten Caymaz, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Önemli bir konu da vatandaşlarımızın emlak sektöründe yaşadığı sorunlar. Biliyorsunuz enflasyon ülkemizde aldı başını gidiyor. Buna bağlı olarak da kira artışları durdurulamaz bir hale geldi, afaki rakamlar isteniyor. Buna şaşkınlıkla şahit oluyoruz. Vatandaş aldığı maaşın tamamını neredeyse kiraya veriyor. Mülk sahibi de kendi açısından haklı, çünkü her sabah yeni bir zam haberi alıyor. Baktığınızda bir yandan da mecbur. Milletimiz kısır bir döngü içerisinde çaresizce geçinmeye çalışıyor. İnsanların yaşam koşulları iyileştirilmediği sürece istediğiniz kadar ülkeyi yönettiğinizi sanın. Mevcut iktidar hemen hemen tüm politikalarını seçime endekslemiş durumda, tamamen popilist çalışmalar yürütüyor. Daha önce yapmam dediği konuları seçim kaybetme endişesi nedeniyle hesap kitap yapmadan, ülkemizin yarınlarına ağır yükler bırakacak kararlar alıyorlar. Dünya ekonomi literateründe karşılı olmayan hatalı politikalarınız sayesinde bedava para kazananlar haricinde kimse mutlu değil. Sürekli popilist söylemler, asgari ücrete zam yapıyorsunuz, işverenin lehine alınan bir karar yok. Dolayısıyla işveren artan maliyeti raf ürünlerine yansıtıyor. Bu durumda sürekli yeni zamları ve enflasyonu tetikliyor. Esnafın halinden anlayan siyasi irade zaten yok. Neredeyse tüm esnafı kredilere mahkum ettiniz, vergi ve sgk primlerini ödeyemez duruma geldi esnaflarımız. Ülkemizde yaklaşık 36 milyon kişi bankalara borçlu, 23 milyon üzerinde icra dosyası oluşmuş. Ama sorsanız ülkemiz sürekli büyüme endeksinde gösteriliyor. Evet hızla büyüyen kısıtlı bir kitle var. Hatalı politikalar sonucunda işçilerimizden, memurlarımızdan ve esnaflarımızdan toplanan vergilerle fonlanan ve kur korumalı vade sistemiyle sürekli zenginleşen bir kesim var.”

TÜRKİYE DÜNYADA İLK ON EKONOMİYE GİRECEK... TÜRKİYE DÜNYADA İLK ON EKONOMİYE GİRECEK...

“Kabul edin artık, yönetemiyorsunuz”

AK Parti iktidarına sert sözlerle yüklenen Caymaz son olarak, “Kabul edin artık yönetemiyorsunuz, istişarenin olduğu, liyakatli kadroların görev aldığı dönemlerde faydalı çalışmalar oldu, ancak artık kabiliyetinizi kaybettiniz. Aksini iddia eden varsa ülkemizin ve milletimizin içerisinde bulunduğu durumu gerçekçi ve tarafsız olarak gözlemlemesi yararlı olacaktır. Son yıllarda eğitimde gelinen nokta, kişi başına milli gelirin açık ara düşmesi, yurtdışına hızla devam eden beyin göçü, çalışma şartlarının daha iyi olması nedeniyle ehil ustaların yurtdışına çıkması, adaletsizlik, yolsuzluk ve benzeri sorunlar yumağı ülkemizde bir yönetim zafiyeti olduğunu bizlere açıkça gösteriyor. İktidar kanadı sorunları çözerim diyorsa buyursun çözsün, ellerini tutan yok, tüm yetki kendi ellerinde. Seçime kadar vakitleri var, lütfen sorunları çözsünler biz de takdir edelim. Fakat olmuyorsa artık zorlamanın anlamı yok, bırakın işleri daha iyi yapacak olan ehil kadrolar ülkeyi yönetsinler” açıklamalarında bulundu.

HABER: Savaş ARI