Düzce İş dünyasının tekstil ve medya sektöründeki sevilen ismi Ozan Yahşi, konuk olduğu Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal’ın hazırlayıp sunduğu “Kitabın Ortasından” programında, yerel seçimler öncesinde Düzce siyasetini masaya yatırdı. Programda verilen şifrelerle 100 izleyiciye kendi markası olan “Shizone” giyim ürünlerini hediye eden Yahşi, muhalefet partisi Belediye Başkan Adaylarını sert bir dille eleştirdi. İYİ Parti Belediye Başkan Adayı Mehmet Keleş ve Yeniden Refah Partisi Belediye Başkan Adayı Davut Güloğlu ile ilgili “Faruk Özlü’nün yanında çaycı bile olamazlar” ifadelerini kullanan Yahşi, “Faruk Özlü sokaktan gelmediği için, Davut Güloğlu gibi, Mehmet Keleş gibi şov yapamıyor” ifadelerini kullandı. Mehmet Keleş üzerinden İYİ Parti İl Başkanı Yunus Özay Er’i hedef alan Yahşi, “Yunus Özay Er, omurgalı bir insan değil. Eğer omurgalı olsaydı, Mehmet Keleş’i aday göstermezdi” dedi.

Önümüzdeki yerel seçimlere ilişkin süreçte son düzlüğe girilirken, Düzce’de siyasetin nabzı dün akşam Öncü TV ekranları ile 100.2 Radyo Öncü, Radyo Kent, Radyo Öğüt ve Radyo Özgür ortak yayınlarında, Öncü Medya Gelen Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal’ın hazırlayıp sunduğu “Kitabın Ortasından” özel programında attı. Programa konuk olan Düzce iş dünyasının tekstil ve medya sektöründeki ismi Ozan Yahşi, programda verilen şifreleri doğru bilen 100 kişiye kendi markası olan “Shizone” marka giyim, ayakkabı ve çanta hediyeleri verdi.

 Yerel seçimlere sayılı günler kala Düzce siyasetinin konuşulduğu Kitabın Ortasından programında Yahşi, muhalefet partisi Belediye Başkan Adayları İYİ Partili Mehmet Keleş ve Yeniden Refah Partili Davut Güloğlu’na çok sert eleştiriler yöneltti. “Düzce’de adam mı yoktu da Yeniden Refah Partisi türkücü birisini aday gösterdi” diyerek Davutgüloğlu’nu hedef alan Yaşhşi, Mehmet Keleş’in ise Ömer Küçük’ün aldığı oyun yarısını bile alamayacağını savundu.

“Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntılar, dünya genelinde yaşanıyor”

Sözlerine Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntıların, küresel çapta yaşandığını anlatarak başlayan Yahşi, “Türkiye’de insanların yaşadığı bazı zorluklar var. Bu zorlukların çoğu, dünya genelinde de yaşanıyor. Düzce’de insanlar çok mutlu dersek, yanlış konuşmuş oluruz. Şu an Düzce’de bazı şeyler çözülüyor, tabii ki enflasyon var. Belediye Başkanı Faruk Özlü’de bize söz verdi. Bazı sorunlar, çözülecek. Ticaret, Türkiye’de ve dünyada, çok iyi gidiyor dersek, yanlış olur. Bu sadece hükümetin ve belediyenin sorunu diyemeyiz. Benim Türkiye’nin genelinde mağazalarım var, ama benim ticari kazancımda bir sorunum yok. Düzce’de şu an sorun inşaat sektöründe, bu nedenle Düzce’nin yerli inşaat firmalarını desteklemeliyiz. İnşaat sektöründe, faiz oranlarından ötürü inşaatlar durdu. Malum Türkiye’deki sıkıntılar, Düzce’de de yaşanıyor” şeklinde konuştu.

“Fatih Erbakan, babası merhum Necmettin Erbakan’ı taklit ediyor”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın, babası merhum Dr. Necmettin Erbakan’ın mirasının peşinden koştuğunu kaydeden Yahşi, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: 

“Ben hiçbir siyasi partiye ne kayıtlıyım, ne üyeyim, ne de tarafım. Düzce’de bu seçim döneminde seviyesi düşük bir siyaset yaşanıyor. Mesela Yeniden Refah Partisi, Düzce’de aday yok muydu da sanatçı bir adam çıkarttı? Ben rahmetli Erbakan Hoca’yı çok severdim, Düzce’ye geldiği zaman kendisini dinlemeye giderdim. Yeniden Refah Partisi, yeni bir parti değil. Oğlu Fatih Erbakan, Erbakan’ın mirasının peşinde koşuyor. Eğer takip ederseniz, kambur bir şekilde yürüyerek, babasını taklit ediyor, babasının hal ve hareketlerini taklit ediyor. Bunun dışında, ekonomik sorunlardan da yararlanıyor. Bunu kabul etmek lazım; Düzce’de AK Parti, belediyeciliği yapıyor. Türkiye’de belediyecilik işi AK Parti’nin işi.”

O Z A N2

“Yeniden Refah Partisi’ni Milli Görüş çizgisinden sapmış bir parti olarak görüyorum”

Yeniden Refah Partisi Belediye Başkan Adayı Davut Güloğlu’nun hiçbir projesinin olmadığını ve kendisinin Düzce’de şov peşinde koştuğunu dile getiren Yahşi, şu ifadelere yer verdi:

“Cumhuriyet Halk Partisi, kendi çizgisinden çıkmış bir parti. Düzce’de çok kıymetli bir adayı var, Dr. Sedat Çelikel gibi. Sedat Bey, şu anda Belediye Başkanı değil, ama Düzce Belediyesi’nin İller Bankası’ndan aldığı yüzde 5’lik bir bütçe var, bu bütçeyle personelin parasını ödeyemezler. Bu adaylar ne dış kaynak bulabilir, ne para bulabilir. Bunu açık söylüyorum; Ankara’da muhatap bile bulamazlar, çünkü çalacakları bir kapı yok. Mehmet Keleş, çok özür dileyerek söylüyorum; kendisini de seviyorum, ama kendisi davasını satmış bir aday. Davut Güloğlu, bir TV kanalına katıldı ve bu program da adeta stand up yaptılar. Yayının modaretörleri bile güldü. Yani, programda Düzce ve siyaset dışında, her şey konuşuldu, ama Davut Güloğlu’nun hiçbir projesi konuşulmadı, yok çünkü.  Düzce’de aday yok muydu kardeşim? Neden sanatçıyı getirip, Düzce’den aday gösterdiler. Yeniden Refah Partisini, milli görüş çizgisinden sapmış bir parti olarak görüyorum. Mesela Davut Güloğlu, Kardüz Yaylasına kayak merkezi yapacağım diyor, ama Kardüz Yaylasının Gölyaka’ya bağlı olduğunu bilmiyor. Bu nedenle Düzce’de siyaset çok çok seviyesiz gidiyor. Mehmet Keleş’in davasını satmasına ne gerek vardı kardeşim? Faruk Özlü, çok kaliteli bir insan. Faruk Özlü sokaktan gelmediği için, Davut Güloğlu gibi, Mehmet Keleş gibi şov yapamıyor.”

“Keleş ve Güloğlu Özlü’nün yanında çaycı bile olamazlar”

“Keleş ve Davut Güloğlu, Faruk Özlü’nün yanında çaycı bile olamaz” diyerek her iki Belediye Başkan Adayına yönelik eleştirilerini sürdüren Yahşi, şu ifadelere yer verdi:

“Ben bir kere hiçbir partili değilim, benim tek amacım Düzce’nin gelişmesi. Ben zamanında Faruk Özlü’yü de eleştirmiştim. Mesela Basmacılar çarşısı dediğimiz yeri, yapamadıklarını söylemiştim. Ben kendisinden özür diliyorum, orası hisseli bir yermiş. Ben şunu söyleyeyim; biz bazen yanına gidiyoruz, Davut Güloğlu’nu rakip bile görmüyor. Çünkü Davut Güloğlu’nun popiletisinden ötürü, oylarını Düzce’de arttıracağına inanıyorum. Bunlar Faruk Özlü’nün yanında çaycı bile olamazlar. Onlar gibi şov yapmıyor, yapamıyor çünkü Sayın Özlü. Arada sohbet ediyoruz, ‘Bunu neden açıklamıyorsunuz’ dediğim zaman, önce bunun bütçesini bulmadan, bunu açıklayamam diyor. Ben mahalle ağzı ile konuşurum, ben varoştan geldim. Ben de Karaca Mahallesinde büyümüş, sokaklardan gelmiş bir insanım. Esnafım, yanımda birçok insan çalışıyor ve iş dünyasında beni bilenler iyi biliyorlar. Memleketin en büyük sorunu ne biliyor musunuz? Memleketi böldük, Tayyipçiler ve karşısındakiler diye. Mehmet Keleş ile birlikte Çanakkale’de motor dükkanı açtık, orasını batırdı, icra geldi. Davut Güloğlu da diğer arkadaşta, Faruk Özlü’nün yanında eleman bile çalışamazlar. Faruk Özlü AK Parti’li olsun veya olmasın, hiçbir yakınına tolerans tanımamış, hiçbir yakınını işe almamış. Şimdi Faruk Özlü’nün kendi rakibi, kendi adamları. Davut Güloğlu Akçakoca’da 3 – 5 kişiyi toplamış, Düzce’de su sorunu var, 3’üncü ve 4’üncü katlara su çıkmıyor demiş. Nereye çıkmıyor kardeşim. Mehmet Keleş döneminde su altyapısına hiçbir yatırım yapılmamış, Faruk Özlü şimdi su altyapısını yapmaya çalışıyor. Melen Suyu’nu kim sattı, kim İstanbul’a kim peşkeş çekti? 1 Nisan Akşam mı görürsün Davut Güloğlu?”

“Yunus Özay Er, omurgalı bir insan olsaydı, Keleş’i aday göstermezdi”

Kendisinin sadece Düzce’nin ve çocuklarının geleceği için AK Parti Belediye Başkan Adayı Faruk Özlü’yü desteklediğini anlatan Yahşi, Mehmet Keleş üzerinden eleştiri oklarını İYİ Parti İl Başkanı Yunus Özay Ere de çevirdi. Yahşi konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Benim Düzce Belediyesi bir işim yok, ihale almam, bir beklentim olmaz. Faruk Özlü’yü destekleyip, projelerini görmek lazım. Çünkü iktidar partisi kardeşim. Mesela Davut Güloğlu’nun eline bir kağıt vermişler, Düzce’yi tanımaz, etmez. Eski Belediye Başkanı, bütün yakınlarını belediyeye doldurmuş, bunlar hala daha çalışıyor. Keleş 7 bin kişiye söz vermiş, ‘kazanırsam yakınlarınızı belediyeye işe alacağım’ diye. Nereye alıyorsun kardeşim? Faruk Özlü’nün çok güzel projeleri var, Düzce’yi kalkındırmak için.  Lütfen insanları karalamayın, ben sokaktan geldim, cezaevini de bilirim, icrayı da bilirim. Kardeşim; benim haber sitem var, bir kuruş reklam ücreti bile almıyorum Faruk Özlü’den. Ben sadece Düzce’nin geleceği, çocuklarımın geleceği için endişeliyim. Eğer Yunus Özay Er, omurgalı bir insan olsaydı, bu adamı aday göstermezdi. Bir motor dükkanını işletemeyen adamı, Belediye Başkan Adayı gösterdi. Ben şunu söylüyorum; Mehmet Keleş, Ömer Küçük’ün aldığı oyu bile alamaz.  Ömer Küçük bana, “Ben ANAP İl Başkanı iken Faruk Özlü müsteşardı ve Düzce’den çok sayıda kişiyi işe soktu” dedi. Beni ikna eden Ömer Küçük’ün bu sözleri oldu.”

“Düzce’de iki tane gündem var! Birisi İnci Taneleri’ dizisindeki Dilber, diğeri türkücü Davut Güloğlu”

YRP Adayı Davut Güloğlu’nu ciddiye bile alamadığının altını çizen Yahşi, şu açıklamalara yer verdi:

“Ben geçen yerel seçimlerde de Faruk Özlü’yü destekledim. Türkiye’nin en büyük sorunu iktidar değil, muhalefet. Çünkü Türkiye’de muhalefet yok. Ben Mehmet Keleş’e haksızlık yapıldığını düşünüyordum önceden, ama haksızlık değilmiş. Ben Düzce’de Faruk Özlü’nün başarılı olacağına inanıyorum, bir dahaki seçimlerde İYİ Parti güzel bir aday çıkartırsa, ben onu desteklerim. Ne yani, ben o zaman İYİ Parti’ye oy verince oraya mı dönmüş olacağım? Üzeyir Yiğit’in ki dil sürçmesi, bunun Faruk Özlü ile ne alakası var kardeşim.  Şu an Düzce’de iki tane gündem var, birisi İnci Taneleri, dilber falan, diğeri de türkücü Davut Güloğlu.  Bunu ciddiye almaya gerek yok… “

“Faruk Özlü yerel seçimlerde fark atar”

Sadullah Ünsal’ın sorusu üzerine, Yahşi, yerel seçim tahminlerini şu şekilde açıkladı:

“Ali Kurt, insanları manipüle etmek, oylarını etkilemek için anket yaptırmış, bu anket sağda solda dolaşıyor. Bu ankette Davut Güloğlu’nu önde göstermiş. Bu anketi 20 bin kişi ile yaptırdığını söylüyor, ama bu anketi kimle yapmış? Ben taraf falan değilim, ben Düzce tarafındayım. Ben seçimden sonra yine Faruk Özlü’ye muhalif olurum. Bana Ali Kurt’un desteklediği Davut Güloğlu’nun bir projesini gösterebilir misiniz? Gösteremezsiniz. Faruk Özlü dürüst bir insan, yalan bilmeyen bir insan. Faruk Özlü’nün Düzce için 100 tane projesi var. Biliyorsunuz, pandemi, sel felaketi derken bazı projelerde gecikmeler oldu. Ama Faruk Özlü, Düzce’nin geleceğine yatırım yapıyor. Faruk Özlü, yerel seçimlerde fark atar, ikinci Yeniden Refah Partisi ikinci olur, CHP Adayı Sedat Çelikel 3’üncü olur, eski başkan Mehmet Keleş de İYİ Parti’yi dağıttı, kendisi 4’üncü olur.”

“Yunus Özay Er, omurgalı bir insan değil”

Yerel seçimlerin ardından İYİ Parti’nin Düzce’de dağılacağını öne süren Yahşi, partinin İl Başkanı Yunus Özay Er’i partinin sevilen isimlerine yanlış yapmakla suçladı. Yahşi, programdaki konuşmalarını şu şekilde sürdürdü:

“Mehmet Keleş Düzce’de 8 buçuk sene Belediye Başkanlığı yaptı. Peki, Düzce’ye ne kazandırmış, Düzce’ye ne kattı? Şimdi mesela Rasim Bedir Bulvarını Mehmet Keleş açtı, orada altyapıyı yapmadı, ama oradaki vatandaşlar altyapı doğru dürüst yapılmadığı için yağmurlu havalarda su biriktiği zaman Faruk Özlü’ye kızıyorlar. İYİ Parti Düzce’de dağıldı, bunlar göz göre göre partiyi dağıttılar. Bunu Türkiye genelinde yaptılar, seçimden sonra İYİ Parti kalmaz. Mesela Düzce yerelinden bahsediyorum, Aslıhan hanıma yanlış yaptılar, Ömer Küçük’e yanlış yaptılar. İYİ Parti İl Başkanı Yunus Özay Er omurgalı bir insan değil.  Bu partiye emek veren insanlar var, siz bu insanları uzaklaştırdınız. Ömer Küçük, Faruk Özlü’yü destekliyor diye etmedikleri hakareti bırakmadılar. Yapmayın arkadaşlar, siyasette bu kadar militanlık olmaz. İYİ Parti’de de sevdiğimiz değerli insanlar var, ama böyle olmaz.

“Ben kendi cebimden para vererek Faruk Özlü’nün afişini bastırdım”

Afiş konusunda Düzce Belediye Başkanı ve AK Parti Düzce Belediye Başkan Adayı Dr. Faruk Özlü’ye afişler üzerinden yapılan eleştirilerin yanlış olduğunu vurgulayan Yahşi, konuşmasının devamında şunları belirtti:

“Benim merkezde Allah nasip etti, bir dükkanım var, ben oraya bir pankart astım, kendi parasını cebimden vererek astım. Yani Faruk Özlü cebinden para harcayıp pankart astırmadı, Faruk Özlü’yü seven birçok insan var, hepsi de Özlü için pankart bastırıp, işyerlerine astırdı. Mehmet Keleş, Faruk Özlü’nün iskansız bir binaya pankart astırdığı için eleştiriyor. Anıt Park Meydanının karşısında bulunan binaya Mehmet Keleş afiş astırmadı mı?”

“Keleş Başkan olmamalı, İstanbul’daki gibi Mezarlıklar İşleri Müdürü olmalı”

 “Davut Güloğlu, neden bu kadar uğraşıyor derseniz, Güloğlu bugüne kadar bakkal dükkanı mı işletmiş? Düzce Belediyesi’nde binlerce insan çalışıyor. Bunların maaşlarını bile ödeyemez, Ankara’da kapı bile çalamaz. Düğün de türkücü mü seçiyoruz? Bakın ben Mehmet Keleş’in belediyeciliğini eleştirmiyorum, ama Mehmet Keleş Belediye Başkanı olmamalı, İstanbul’daki gibi Mezarlıklar İşleri Müdürü olmalı.  Faruk Özlü’ye ihtiyaç sahibi öğrencilere burs verip, bu konuda da çalışma yaptığı için teşekkür ediyorum. Kendisi bunu söylemiyor, ama ben bunu biliyorum. Kendisi bu konuyu da hiçbir zaman dillendirmiyor.  Davut Güloğlu 8 sene önce bir inşaat yapmış, 4 sene boyunca teslim edememiş. Kendisi Belediye Başkanı olunca, belediyenin kapılarını sökeceğini söylemiş. Belediyenin kapılarını söküp, o inşaatında mı kullanacak? Davut Güloğlu biraz benim gibi psikopat, bu yüzden Yeniden Refah Partisi’ne kimse saldıramaz.”

“Başkan Özlü’nün Düzce için çok güzel projeleri var”

Özlü’nün projelerine de değinen Yahşi,  “DEVA Partisi’nin iyi oy alıp, Düzce’yi belediye meclisinde temsil etmesini istiyorum. Belediye Başkan adayı Murta Caymaz’ı da seviyorum aslında. Yılmaz Eser, değerli bir insan, okumuş tahsilli birisi. Şu an için onun için söyleyebileceğim bir şey yok. Ama tanınmadığı için, seçilme şansı az. MHP’nin Düzce’de bir tabanı var, onlar da buradan oy alacaklar. Mehmet Keleş kazanırsa, 1 Nisan sabahı ben yavaş yavaş toparlanıp, Düzce’den giderim. Mehmet Keleş, 4’üncü olur, ondan da bir cacık olmaz yani. Davut Güloğlu kazanırsa, ben Düzce’de bir saniye bile durmam. Yeniden Refah’ın Düzce’de 4 bin oyu var, bu 6 bine de çıkabilir. Davut Güloğlu, Düzce Belediye Başkanı olacakmış, bunun hiçbir ihtimali bile yok, kamera şakası gibi. Düzce’de AK Parti’nin ciddi bir seveni var, Faruk Özlü’yü de seven çok. Aklıselim, aklı başında bir insan Faruk Özlü’ye oy verir. 1 Nisan sabahı, Faruk Özlü zaten projeler için elinden geleni yapıyor, daha neler yapabilirimi diye düşünüyor. Ciddi projeleri var, daha da tecrübeli olur, çünkü ilk kez belediye başkanlığı yaptı. İkinci döneminde daha da tecrübeli olur. İlk döneminde yanındakiler hep kendisini yanlış yönlendirdiler, bunların birçoğunu da eledi. İkinci döneminde de buna dikkat edeceğini zannediyorum. Faruk Özlü seçilince daha güzel bir Düzce olur, daha yaşanabilir bir Düzce olur. Mesela hayvansever kadınlarla, hayvan bakım evi gibi çok güzel projeler hazırlamış. Bunun gibi bir dünya Düzce için projeleri var. Tepki gösteren insanlar, AK Parti’den nemalanamayan insanlar. Faruk Özlü’yü yönlendiremezsiniz. İnönü parkı mesela şaraphane gibiydi, ne güzel bir hale getirdi, kütüphane açtı, orada insanlara sosyal alanlar açtı” ifadelerini kullandı.

Ünsal: “31 Mart’ta Düzce kaderini oylayacak”

Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, programın kapanışını, kıssadan hisse ile yaptı. Anlattığı hikaye ile önümüzdeki yerel seçimlerine dikkat çeken Ünsal, Düzce halkının aklı selim bir yapıda olduğuna dikkat çekti. Düzce halkının önümüzdeki Pazar günü sandıkta iradesini ortaya koyacağını hatırlatan Ünsal, şu hikayeyi anlattı:

“Her insan adam yerine koyulmayı kaldıramıyor”

Giresun’un dağlarında Göbülo diye bir adam yaşarmış. Bu Göbülo cemiyet, cemaat, memleket görmüş, bileğinde de çok güzel bir saat varmış. Çok uzun yıllar önce, belki 1950’li yıllardan bahsediyorum ve o gittiği tarlada, bahçede insanlar öyle vakti geldiği zaman, ikindi vakti geldiği zaman elini kulağına koyar ‘Göbülo saat kaç’ diye sorarmış. O yakadan, bu yakadan, o karşıdan bu karşıdan, bu vadiden derken, Göbülo bazen saate tam bakmadan da söylermiş. Aradan zaman geçmiş; o köyden bir delikanlı askere gidiyor, askerden gelirken de bir saat alıyor, kahvede de gösteriyor, ‘benim saatim var’ diye. Neyse tarla ve bahçe işi var ya; fındık var tarlalara gittiklerinde Göbülo’ya sormaya başlıyorlar yine o yakadan, bu yakadan, bu vadiden…  ‘Göbülo saat kaç?’  Göbülo artık saate bakmaktan bunalmış zaten, bakmamaya başlamış. Göbülo tam saat 2’de bakmamış ya; sormuş birisi Göbülo saat kaç, bakmamış ‘üç, üç’ demiş. Aslında saat 2, onun yanında, o soran insanın yanında o askerden gelen delikanlıda var. Delikanlı demiş ki yanlış söylüyor; ‘saat  üç değil, saat iki.’ Bu yine aynı soran kişi ‘falanca askerden dönen, bu saati böyle diyor, senin saat yanlışmış.’ Ne yapsın Göbülo? Bakmadan söyledi, boşluğa da geliyor, ne diyeceğini de bilemiyor. Ondan ne olur, onun saatinden ne olur? Evet kıssadan hisse dersek herkes her makamı, her yetkiyi, her onere edilmeyi, her iltifat edilmeyi, her adam yerine koyulmayı kabul edemiyor, kaldıramıyor.”

“Ozan Yahşi Düzce’nin gerçeğini yaşatarak anlattı bize”

“Asalet çok ağırdır, öyle kolay kolay herkese nasip olmaz, Asaleti kaldırmak için, asalet olması lazım” diyen Ünsal, Yahşi’nin Kitabın Ortasından” programının özel bölümünde Düzce’nin gerçeklerini anlattığına dikkat çekerek,  “Düzce’de bugüne kadar olmayan, görülmeyen, bilinmeyen, anlaşılmayan, fark edilmeyen, izah edilmeyen, belki de bundan sonra olmayacak seviyesiz, kalitesiz, boş, boş hikayeler, altı dolmayan soyut kavramlarla seçim propagandası yapıldı. Aslında Ozan Bey, bu akşam Düzce’nin gerçeğini yaşatarak anlattı bize. İşte ben kendisini tanıdığım için, bu yaşamı insanlar da görsün istedim. Ağzı olan konuluyor ama konuştuğu laflar da atıyor tutuyor, ‘şöyle olacak, böyle olacak’ Ben, Ozan Bey’e katılıyorum, programı da özetliyorum.               Bugün, 2024 yılında yüreğimiz yandı, 13 vilayetimiz yıkıldı, Türkiye 100 milyar doların üzerinde bir maliyetle karşı karşıya kaldı. Bugün çektiğimiz ekonomik sıkıntıların özünde de o var. Bu yaranın 2024 ve 2025’de bedeli ödenecek. İşte o gün seçilen Belediye Başkanları’nın devlet aklı, siyaset takibi ve aklı ile ortak akılla, Ankara bürokrasisinden parayı almak, aslanın ağzından değil, midesinden almak kadar zor. İmkanı ve projeyi almak, mevcut projeleri yönetmek… Eğer hasbel kader, ben de burada net söylüyorum; Faruk Özlü’nün haricinde, velev ki  bu iki tane başkan adayı haricinde, bir başkan adayı Belediyeyi kazanırsa, kıyametin koptuğu gündür o gün. Belediye maaş ödeyemez, kalan projeler kalır, suların nasıl akmadığı o zaman görülür. Hizmetin nasıl yürümediği bilinir. Bende böyle düşünüyorum. İnşallah Düzce aklı selimdir, gelene ağam, gidene paşam der.” ifadelerine yer verdi.

“Son pişmanlık fayda etmez”

31 Mart Pazar günü yapılacak seçimlerde sandık başına gidecek seçmenlere “Son pişmanlık fayda etmez” diye seslenen Ünsal, her zaman Düzce seçmeninin ortaya koyduğu iradeye saygı duyduğuna dikkat çekerek,  “Ozan Bey bu akşam başka bir şey daha söyledi; ‘ben Tuğba Özay’ı getireceğim, Düzce’ye’ dedi. Herkes  fotoğraf çektirir’ diye de ekledi. Yani bizim insanımız, geldiği zaman fotoğraf çektirir o anda ki egolarını tatmin eder, ama iş sandığa gelince, ‘oy namustur, namus… Oy iradedir, oy gelecektir… ‘Düzce kaderini oyluyor’ dedik ya bu akşam; seçimlerde biz Düzce’de kaderimizi oylarken, başlayan bir projeler var, bunları telaffuz edemeyecek, saatlerce anlamayacak adaylara, adamlara, vizyonlara desinler diye etkiymiş, tepkiymiş, keklikmiş, şuymuş buymuş hikayeler ile oy verirseniz, oy verirsek, Düzce öyle bir kader yaşar ki; önümüze gelmiş olan o seçim veya irade bize ‘son pişmanlık’ der büyükler, fayda etmez. Son pişmanlık hakikaten fayda etmez. İnşallah Düzce ilçeleri ile beraber halkıyla bütünleşen aklı selim, devlet aklı olan, devlet tecrübesi olan, yerel yönetim tecrübesi olan ne istediğini, ne istemediğini bilen, hikaye anlatmayan, şov yapmayan adam gibi adamları seçer. Ben o iradeye inanıyorum” açıklamalarında bulundu.

HABER: Savaş ARI

Editör: OĞUZHAN BAL