Bir belediye başkanı için en kolay yatırım hangisidir?

Vatandaşın görebildiği yatırım…

Meydan yaparsınız, herkes görür. Park yaparsınız, açılışını yaparsınız. Bir bina yaparsınız, önünde kurdele kesersiniz. Caddeyi süslersiniz, ışıklandırırsınız; fotoğrafını çekip kamuoyuna gösterirsiniz.

Peki ya milyonlarca liralık yatırımı toprağın altına gömersiniz?

İşte o zaman yaptığınız yatırımın büyük bölümünü vatandaş göremez.

Bana göre belediyeciliğin en zor taraflarından biri de budur: Görünmeyene yatırım yapmak.

Çünkü yerin altındaki borunun fotoğrafı güzel çıkmaz. Kanalizasyon hattının önünde yıllarca açılış yapılamaz. İçme suyu şebekesi şehrin siluetini değiştirmez. İnsanlar çoğu zaman musluğundan su aktığı sürece o suyun kaç kilometre öteden, hangi tesisten ve hangi altyapı üzerinden geldiğini düşünmez.

Ama şehirlerin gerçek geleceği biraz da yerin altında kurulmaktadır.

DÜZCE'DE BUGÜN YAPILAN TAM DA BUDUR

Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü döneminde yürütülen içme suyu yatırımlarına bu açıdan bakmak gerektiğini düşünüyorum.

Düzce Belediyesi tarafından açıklanan bilgilere göre şehirde yaklaşık 1.250 kilometrelik içme suyu şebekesinin yenilenmesini kapsayan çok büyük bir altyapı projesi yürütülüyor. Şebeke yenileme projesinin bütçesi yaklaşık 45 milyon Euro olarak açıklanmış durumda.

Eylül 2026 itibarıyla yeni içme suyu hatlarında 41 kilometre seviyesine ulaşıldığı belirtiliyor.

Bunun yanında günlük 130 bin metreküp kapasiteli yeni İçme Suyu Arıtma Tesisi yatırımı bulunuyor.

Bunlar küçük rakamlar ve küçük projeler değildir.

Fakat bu yatırımların önemli bir özelliği var:

Büyük bölümü gözümüzün önünde olmayacak.

SİYASETEN EN KOLAY YATIRIM DEĞİL

Bir belediye başkanının önünde iki tercih bulunduğunu düşünelim.

Bir tarafta vatandaşın hemen görebileceği, fotoğrafını çekebileceği, siyasi karşılığı kısa sürede alınabilecek yatırımlar…

Diğer tarafta toprağın altına döşenecek yüzlerce kilometrelik borular, su depoları, isale hatları ve arıtma sistemleri…

İkinci yolun siyasi tanıtımı daha zordur.

Üstelik altyapı çalışması yapılırken yollar kazılır.

Trafik aksar.

Toz olur.

Çamur olur.

Esnaf şikâyet eder.

Vatandaş, “Bu yollar neden bu halde?” diye sorar.

Yani belediye başkanı yatırım yapmakla kalmaz, yatırım tamamlanıncaya kadar bunun oluşturduğu sıkıntının siyasi maliyetini de üstlenir.

Bu nedenle altyapı yatırımları yalnızca para meselesi değildir.

Planlama, sabır ve uzun vadeli yönetim anlayışı meselesidir.

PROJE ADAMI OLMAK BURADA ORTAYA ÇIKIYOR

Dr. Faruk Özlü'nün Düzce'deki altyapı yaklaşımını değerlendirirken benim dikkatimi çeken taraf budur.

Bir şehrin yalnızca bugünkü ihtiyacını değil, 20 yılını, 30 yılını, hatta 50 yıl sonrasını düşünerek yatırım planlamak gerekir.

Nitekim Düzce'deki içme suyu projeleri de belediye tarafından şehrin gelecek 50 yıllık ihtiyacını dikkate alan yatırımlar olarak açıklanıyor.

Burada mesele yalnızca boru değiştirmek değildir.

Su kaynağından arıtma tesisine, depolamadan ana isale hattına, şehir şebekesinden kayıp-kaçak takibine kadar sistemi bir bütün olarak ele almaktır.

Projecilik de zaten budur.

Birbirinden bağımsız işler yapmak yerine, şehrin problemini tespit edip onu bütün halinde çözecek sistemi kurabilmektir.

ASFALT UNUTULUR, ALTYAPI KALIR

Bugün yapılan bir asfalt yıllar sonra yeniden yapılacaktır.

Park yenilenecektir.

Kaldırım değişecektir.

Binaların dış cepheleri eskiyecektir.

Fakat doğru projelendirilmiş güçlü bir içme suyu altyapısı, şehrin onlarca yıllık geleceğine hizmet edebilir.

Belki bugün vatandaş bunun değerini tam olarak hissetmeyecek.

Fakat 10-20 yıl sonra Düzce büyüdüğünde, nüfus arttığında ve su ihtiyacı yükseldiğinde bugün yapılan yatırımların değeri çok daha iyi anlaşılacaktır.

BELEDİYECİLİK SADECE GÖRÜNENİ YAPMAK DEĞİLDİR

Elbette bir şehrin meydana da ihtiyacı vardır.

Parka da ihtiyacı vardır.

Asfalta, kaldırıma, sosyal tesislere, kültür merkezlerine de ihtiyacı vardır.

Ancak bütün bunların altında sağlam bir şehir altyapısı bulunmuyorsa üstyapının güzelliği tek başına yeterli değildir.

Çünkü şehir önce yaşanabilir olmak zorundadır.

Musluğu açtığınızda su akmalı.

Yağmur yağdığında şehir teslim olmamalı.

Kanalizasyon sistemi çalışmalı.

Su kayıp-kaçağı kontrol altında tutulmalı.

Bunların hiçbiri sosyal medyada bir meydan fotoğrafı kadar dikkat çekmeyebilir.

Ama vatandaşın hayatına etkisi çok daha büyüktür.

TOPRAĞIN ALTINA GÖMÜLEN PARA, ASLINDA GELECEĞE YATIRILAN PARADIR

Bu nedenle yeraltı yatırımlarına “görünmeyen yatırım” demek bana göre eksik kalıyor.

Onlar görünmeyen değil, sonucu yıllar boyunca görülecek yatırımlardır.

Düzce bugün önemli bir altyapı dönüşümünden geçiyor.

Bu süreçte yollar kazılacak, trafik zaman zaman aksayacak ve vatandaş doğal olarak bazı sıkıntılar yaşayacaktır. Bunların eleştirilmesi de belediyenin çalışmalarının denetlenmesi de son derece doğaldır.

Fakat eleştiri yaparken yapılan yatırımın büyüklüğünü ve neden yapıldığını da hesaba katmak gerekir.

Bir belediye başkanı yaptığı yatırımı hemen göstermek isteyebilir.

Bir proje insanı ise bazen bugün görünmeyecek ama yarın şehrin hayatını kolaylaştıracak işe öncelik verebilir.

İşte benim belediyecilikte önemsediğim anlayış budur:

Bugünün alkışını değil, şehrin yarınını düşünmek.

Ve bazen bir şehrin geleceğine yapılan en büyük yatırım, gökyüzüne yükselen binalar değil; toprağın metrelerce altına sessizce döşenen bir borudur.

BAYRAM ALİ KUBİLAY