Tütün Tarlalarından Işıl Işıl Bir Şehir Köşesine…
Bazen bir şehri anlatmak için uzun uzun kitaplar yazmaya gerek yok.
Bir teyzenin birkaç cümlesi, yılların hikâyesini anlatmaya yetiyor.
Belediyenin basın ekibinin yaptığı bir röportajı izlerken dikkatimi en çok çeken de bu oldu.
Teyzemiz diyor ki:
“Ben burada büyüdüm. Buralar tütün tarlasıydı.”
Bir düşünün…
Bugün insanların yürüdüğü, ışıklarıyla geceleri aydınlanan, şehrin merkezinde nefes alınan bir alanın yerinde yıllar önce tütün tarlaları varmış.
Sonra şehir büyümüş.
Stadyum yapılmış.
Etrafı duvarlarla çevrilmiş.
Ve o duvarlar yıllarca şehrin insanlarıyla şehir arasında bir sınır oluşturmuş.
Derken bir gün o duvarlar yıkılmış.
Belediye Başkanı Faruk Özlü Bakanımın kararıyla alan yeniden şehrin insanlarına açılmış.
Elbette her değişim gibi bunun da eleştireni olmuş. Kızanlar oldu, stadımızı taşıyamazsın diyenler oldu kısaca tepki gösterenler oldu.
Ama bugün aynı yerde o teyzemiz yürüyor.
Hem de gururla…
Siz buraya “Millet Bahçesi 2” deyin, biz “Merkez Park” diyelim.
Önemli olan tabelada ne yazdığı değil, Düzce'nin tamamına hitap eden güzel bir alanın ortaya çıkması.
Akçakoca'dan Gölyaka'ya, Gümüşoava'dan Kaynaşlı'ya, Çilimli'den Yığılca'ya, Cumayerinden Beyköy'e Boğaziçi'ne kadar Düzce'nin her kesiminden insanın kendisini ait hissedebileceği, yürüyebileceği, nefes alabileceği bir şehir alanı olması önemli.
Şehirler isimlerle değil, insanlarıyla anlam kazanır.
Dün tütün tarlası olan yerde bugün insanlar yürüyebiliyorsa, çocuklar koşabiliyorsa, aileler vakit geçirebiliyorsa ve o alan geceleri ışıl ışıl şehre değer katıyorsa, burada sadece bir duvarın yıkılmasından söz etmiyoruz.
Şehrin insanla yeniden buluşmasından söz ediyoruz.
Bence o röportajın en güzel tarafı da buydu.
Çünkü bazen yapılan bir hizmeti anlatan en iyi kişi belediye başkanı, bürokrat ya da siyasetçi değildir.
O hizmetten faydalanan vatandaşın cümlesidir.
“Ben burada büyüdüm. Buralar tütün tarlasıydı.”
Ve bugün aynı teyze, o alanda yürüyorsa…
Şehrin değişimini en güzel anlatan cümle belki de budur.
Dün tütün tarlasıydı, bugün Düzcelilerin yürüyüş yolu.
Adı ne olursa olsun…
Önemli olan Düzce'nin tamamına hitap etmesi.
Bence asıl hikâye tam da burada.