Düzce bugün sadece bir binanın temelini atmıyor. Düzce bugün kendi hafızasına, kendi ruhuna ve kendi geleceğine imza atıyor. Anıt Eser Binası belki betonla yükselecek ama asıl olarak birlik duygusuyla ayakta kalacak.

Bu şehir yıllardır Türkiye’nin özeti gibi anlatılır. Çünkü Düzce’de 81 ilden insan yaşar. Her kültürden, her gelenekten, her memleketten insan aynı sokakta selamlaşır. İşte yapılacak bu eser tam da bunun sembolü olacak.

Binaya Türkiye’nin 81 ilinden taş getirilecek olması sıradan bir detay değil. Bu fikir, Düzce’nin ruhunu anlayan bir bakış açısının ürünüdür. Çünkü bu şehirde herkesin bir memleketi var ama artık ortak evi Düzce.

Belki Trabzon’dan gelen biri kendi şehrinin taşını görecek. Belki Diyarbakırlı bir vatandaş o yapıda kendinden bir parça bulacak. Belki Erzurumlu, Karslı, Ağrılı, Edirneli, Tokatlı, Batmanlı, Sivaslı, Ordulu, Artvinli, Baybutlu, Gümüşhaneli, Giresunlu ya da Vanlı biri “Ben de bu şehrin bir parçasıyım” diyecek. İşte gerçek belediyecilik bazen tam da budur.

Üstelik sadece Türkiye’nin dört bir yanından değil, Kabe’den getirilecek taşın da mescitte yer alacak olması projeye ayrı bir manevi anlam katıyor. Bu yönüyle Anıt Eser sadece mimari değil, aynı zamanda gönüllere dokunan bir yapı olacak.

Tarihi görünümüyle dikkat çekecek eser, yıllarca Düzce’nin en önemli simgelerinden biri haline gelecek gibi duruyor. İnsanlar bahçesinde oturacak, çocuklarını gezdirecek, önünde fotoğraf çektirecek. Belki yıllar sonra “Bu şehrin en güzel noktalarından biri” diye anlatılacak.

Şehirlerin kimliği vardır. Bazı şehirler köprüleriyle, bazıları meydanlarıyla, bazıları ise anıt yapılarıyla hafızalara kazınır. Düzce’nin de artık kendi kimliğini güçlendirecek bir esere ihtiyacı vardı.

Bu fikri ortaya koyan Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü Bakanım şehre sadece yol ve bina yapan bir anlayışın ötesine geçmeye çalışıyor. Çünkü bazen bir şehri büyüten şey beton değil, insanların kendini ait hissettiği ortak değerlerdir.

Anıt Eser Binası tamamlandığında yalnızca bir yapı olmayacak. Düzce’nin kardeşliğini, birlikteliğini ve kültürel zenginliğini anlatan yaşayan bir sembol haline gelecek.

Bugün atılan temel aslında geleceğe bırakılan güçlü bir mesajdır: “Bu şehirde herkesin bir taşı var.”