Düzce Belediye Başkanımız Dr. Faruk Özlü Bakanım, bir röportajında 'o sene bu sene' olacak sloganını dile getirmişti. Evet o sene bu sene olacak.

Kış bitti. Soğuk günlerin içine saklanan hayaller, masaların başında çizilen projeler ve “yaza hazır olmalıyız” diyerek yapılan planlar artık gün yüzüne çıkıyor. Şimdi o sözlerin, o emeklerin karşılığını alma zamanı. Yaz, sadece mevsim değil; emeğin hasat vaktidir.

Düzce için bu yazın ayrı bir anlamı var. Çünkü bu şehir, sadece doğasıyla değil, artık vizyonuyla da konuşulmak istiyor. Kış boyunca hazırlanan projelerin sahaya yansıdığı, sokakların, parkların, meydanların yeniden nefes aldığı bir döneme giriyoruz. Bu bir değişim değil, adeta bir dönüşüm süreci.

Yıllardır hep aynı cümle kurulur: “Düzce’nin potansiyeli çok yüksek.” İşte o potansiyelin artık harekete geçtiği bir yazın eşiğindeyiz. Doğasıyla büyüleyen bu şehir, turizm anlamında hak ettiği yere gelmek için önemli adımlar atıyor. Şelalelerden yaylalara, denizden ormanlara kadar her köşe yeniden keşfedilmeyi bekliyor.

Belediyenin sahaya yansıyan hızlı ve planlı çalışmaları, bu yazın sıradan geçmeyeceğinin en büyük göstergesi. Alt yapıdan üst yapıya kadar geniş bir yelpazede yürütülen çalışmalar, şehrin çehresini değiştirme iddiasını taşıyor. Yollar, kaldırımlar, sosyal alanlar… Hepsi daha yaşanabilir bir Düzce için yeniden ele alınıyor.

Dr. Faruk Özlü Bakanım bu yıl Düzce Belediyesi olarak planlanan hizmetin bedelini açıkladı.
400 milyon TL asfalt,
100 milyon TL kaldırım olmak üzere, Toplam 500 milyon.

Sadece fiziksel değişim değil, aynı zamanda estetik bir dokunuş da hissediliyor.
Sanat eserleri, kent mobilyaları ve görsel düzenlemelerle şehir kimliği güçlendiriliyor. Çünkü bir şehir sadece betonla değil, ruhuyla da güzeldir.
Düzce artık bu ruhu yakalama yolunda ilerliyor.

Turizm noktasında atılan adımlar ise ayrı bir parantezi hak ediyor. Yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekecek projelerle Düzce, sadece geçiş noktası olmaktan çıkıp bir destinasyon haline gelmek istiyor. Bu da hem ekonomik hem de sosyal anlamda büyük bir hareketlilik demek.

Elbette bu dönüşüm kolay olmuyor. Her değişim süreci beraberinde eleştirileri, beklentileri ve sabır gerektiren süreçleri getirir. Ama önemli olan niyet ve istikrardır. Görünen o ki, Düzce’de bu ikisi de mevcut.
Vatandaşın beklentisi net: Daha düzenli, daha temiz, daha yaşanabilir bir şehir. Yapılan çalışmalar bu beklentiyle örtüştüğü sürece, destek de kendiliğinden büyüyecektir. Çünkü bu şehir hepimizin ve herkes daha iyisini hak ediyor.

Bu yaz, Düzce için bir vitrin olacak. Yapılanların sergilendiği, değişimin hissedildiği ve “işte bu” dedirten bir dönem yaşanabilir. Belki de yıllar sonra dönüp bakıldığında, “her şey o yaz başladı” denilecek.
Kısacası; kışın hayal edilenlerin, planlananların ve sabırla beklenenlerin meyvesini toplama zamanı. Düzce bu yaz sadece bir şehir olmayacak, bir hikâye yazacak. Ve o hikâyede en güzel cümle şu olacak: “Değişim başladı.”