Düzce'ye Sağlık Bakanı geldi. Hoş geldi, sefa geldi ancak AK Parti Basın Grubu bakanın geleceğini saat 11.38 gibi yayınladı. Düzce yarın (14 Mart) da bir bakan gelecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Türkiye'nin ilk Astronotu Alper Gezeravcı Bilim Merkezi’nin açılışına katılacak.

Düzce'nin çok ciddi sağlık problemleri var iken Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın gelişi, bir saat kala basına haber veriliyor. Ben de Sırat Köprüsü’nün ortasındaki AK Parti İl Başkanı Hasan Şengüloğlu’na bu bildirimin neden geç yapıldığını soruyorum. Sağlık İl Müdürü Yasin Yılmaz, Allah şifa versin, bir kaza geçirmişti, rahatsızlığına rağmen ayağa kalktı bakanın programına katıldı.

Siyasetin ve yaşamın okulu yok. Vakti zamanında güzel izah edilseydi Düzce halkı bakanını daha güzel karşılardı. Sayın bakan geldi Büyük Camii’nde namazını kıldı. Allah kabul etsin. Gerek enformasyon gerek yerinde ve zamanında nokta atışlı bu oldu mu? Olmadı. Niye koordinasyon yok, seçim kritik. AK Parti İl Başkanı Şengüloğlu’na ‘Sırat Köprüsü’nün başındasın.’ deyince darlanıyor. ‘10-0 alacağız, o zaman seni atacağız Sırat Köprüsü’nden aşağı’ diyor. 10-0 olsun da biz Sırat Köprüsü’nden aşağı gidelim, önemli değil.

Ümit Yılmaz, Milliyetçi Hareket Partisi'nin eski milletvekili bir dilekçe veriyor. Kamusal alanda görüntü kirliliği var, dikkat eksikliği oluyor. ‘Karayollarında, şehir merkezinde özel mülklere bir şey diyemeyiz ama kamusal alan olan köprülerde pankartları, afişleri, aday adaylarını anlatan ve tanıtan pankartları afişleri kaldıralım.’ diyor. İl seçim kurulu da bu konuyla ilgili karar veriyor, şu anda başladılar kaldırıyorlar. Pankart, afiş, gösteri, görsellik kavgası var, rekabet var. Ümit Yılmaz'ı ben tebrik ediyorum. Kendisini eleştirdiğimiz zamanlar oldu. Hakikaten görseli ve dikkat bozukluğu noktasında köprülerin üstünde afiş afiş… Birinin dikkatini dağıtıp bir cana mal olabilir. Bugün (13 Mart) itibariyle afişler toplanmaya başlandı.

Geçtiğimiz günlerde bir konuya vakıf olduk. Emekli üst düzey bir dostumuzla beraber otururken ‘Sen gazetecisin, ne olduğunu bilmiyorsun.’ dedi. Beçi tarafına gittik, bir kafeye girdik. Farklı bir durum var içeride. İçeride sivil ekipler, polis ekipleri var. Ama fark etmedik. Tuvaletinden mutfağına kadar orada birileri oturuyor. Ondan sonra içeride birinin koluna girdiler. Sivil ekibe teslim ettiler. Adamın üzerinde uyuşturucu çıktı. At sahibinin altında kişnermiş ya valimizi hakikaten burada tebrik ediyorum. Sayın valimizi, emniyet müdürümüzü, il jandarma alay komutanlığı da tebrik ediyorum. Çok müthiş bir operasyon yapılıyor. Müşteri gibi giriyorlar, şüpheliler yanında, sağında-solunda oluyorlar. Geçtiğimiz günlerde bir operasyon daha yapılmış. Bu saçını boyatan modeller var. Ekonomik durumu iyi olup da Anadolu'dan veya Türkiye'nin farklı yerlerinden buraya öğrenci olarak gelip onlara yardım amacıyla garsoniyer ev tutup da kart zamparalık yapanlar.

Haram kazanmış adamlar var. Bunlar da tabiri caizse arabalarıyla dolaşıyorlar. Garsoniyer evler tutuyorlar falan bunlara da operasyon yapılıyor. Düzce Emniyeti’nin yapmış olduğu, Düzce Valiliği’nin yapmış olduğu operasyonları saygıyla, umutla ve minnetle karşılıyor ve teşekkür ediyoruz. Ahlak dışı olan, ahlakını elindeki ekonomik imkanlarla bozmaya çalışan, sonradan görmeler ve insanlara istismar edenlerin de ensesindeler, helal olsun. Özellikle uyuşturucu noktasında bu mücadelede polis teşkilatımıza şu gayretlerinden dolayı şu mübarek günde dünyada ve ahirette şahit olalım ve destek olalım. Gençlerimizi uyuşturucu noktasında istismar eden, cinsel olarak istismar eden, ekonomik olarak istismar eden o boyalı, cilalı, filmli, şekilli arabalarıyla oralarda koşturanlar var.

Sosyal medyaya bir video düştü. Faruk Özlü bir koli göndermiş, kolinin üzerine paralar serpiştirilmiş, Orhan Gencebay’ın ‘Yazıklar olsun’ şarkısı arkaya fon olarak konulmuş. ‘Faruk Özlü koli ile para gönderiyor.’ diyor. Parayı koyan sen misin? Davut Güloğlu sosyal medya hesabından paylaşmış ve daha sonra da kaldırdı. Bu kadar ahlaksızca, hafifçe bir siyaset olabilir mi? Ben de koyarım bir Faruk Özlü'nün kolisinin üzerine bana da bilmem ne göndermiş derim. Doğruluğu teyit edilmeyen hiçbir şey bilgi değildir. Siyaset bu mu? Beni eleştiriyorlar bazen bu Yeniden Refahlı olanlar. Eleştirenlerin profilleri çok farklı, cahilce. Seviye o kadar düştü ki. ‘Düzce'yi uyandırmaya geldim.’ diyor. Bu Düzce halkına hakarettir. Sanatçı kimliğinin, sempatik olmanın bir cazibesi vardır ama bu sandığa yansıyacak diye bir kaide yok. Garip gurbetçinin teki. Düzce uyuyormuş Düzce halkına resmen hakaret ediliyor. Emin olmadığın bir konuda kamuoyuna karşı verilen bu mesaj hangi imanla, vicdanla, ahlakla, kanla, soyla, bağla yaptın? Düzce uyanık, Düzce hiç uyumadı. Fatih Sultan Mehmet Han'ın bir sözü var. ‘Muhalifler benim icraatları hayal bile edemez.’ diyor. Çok güzel bir ifade ya gelmiş geçmiş belediye başkanlarının içinde gelmiş geçmiş en çalışmayanı, bu videoyu yayınlayandan daha asil. Kavganın arkası dövüş, rüzgarın arkası yağış derler. Bu sanatçı arkadaş burada hasbelkader belediye başkanı olursa şu memleketin halini düşünemiyorum. Bu kadar kalitesiz, niteliksiz, ahlaksız siyaset istemiyoruz. Düzce'ye kalite gelsin. Tepki oyları bu popçuya gidecekmiş, sanatçıya gidecekmiş. Davut Güloğlu diye Google’a yazın neler çıkıyor? Herkesin tepkisi olabilir bu tepki oyu Mehmet Keleş’e gitse anlarım, Yılmaz Eser'e gitse anlarım, DEVA Partisi'nin adayı Murat Caymaz’a gitse anlarım. Bu kadar kalitesiz, seviyesiz, ahlakla, imanla, vicdanla izah edilmeyecek hallerdeki seçimi Düzce daha görmedi. Siyaset yapılır, eleştiri yapılır ama kaliteyle yapılır.

Bizim de yasal olarak denetlendiğimiz oluyor. Bir ifade suçsa adliye Fevzi Çakmak’ta. Bence Faruk Özlü, Davut Güloğlu'nun kaldırılan videosunu, iftirayı gitsin Cumhuriyet Savcılığı’na versin. Hakikaten bu kadar olmaz. Ben şimdi size bir anekdot paylaşmak istiyorum. Çilimli'den bir anekdot paylaşacağım. Muhtar bir paylaşım yapmış. Çok enteresan olduğu için sizinle paylaşmak istiyorum. Muhtarlar Derneği Başkanı Tahir Gülbahar bir paylaşım yapmış köyün grubunda. ‘Sevgili Karaçörtlen Köyü halkı, köyümüze daha iyi hizmet edebilmek için AK Parti İl Genel Meclisi adaylığı için müracaat etmiştim. İlçe başkanı ve Belediye Başkan Adayı Yılmaz Bey'in de uygun gördüğü birinci sıraya yazmalarına rağmen Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü'nün müdahalesiyle Mustafa Özlü yazılmıştır. Siz değerli köy halkımızın takdirine sunarım.’ Daha yeni eriştik bu bilgiye yeni eriştik, bu anekdotu köy grubunda paylaşmış. Ne kadar doğru bunu zaman gösterecek.

PROGRAMIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN;