Seçime 6 gün kaldı. Tansiyonlar arttı, gerilimler arttı. Anıtpark Meydanı’nda Yeniden Refah Partili arkadaşlar siyaset yapıyorlar. ‘Faruk Özlü’ye hakaret ediliyor.’ diye belediyede görevli olan Zübeyir Bey ve Doğan Bey oraya gidiyorlar. Orada bir arbede çıkıyor. Hakaret etti denilen insan Mehmet Ali Çelik, video görüntülerine baktığınız zaman ortamı sakinleştiren de Mehmet Ali Çelik. İşin aslı şuradan çıkıyor. İki konu var. Bir keklik meselesi bir de Düzcespor meselesi. Zübeyir efendi Facebook'tan yayın yapan bir kanala çıkıyor ve ‘Yüzde 40'ı keklik gibi çantada AK Parti'nin oyu.’ diyor. ‘Dil sürçmesi’ deyin ancak boyuna televizyonlara çıkıyor. Onun keklik, kartal dediği veya doğan dediği her türlü kuş aleminden biz anlamayız. Anladığımız bir şey var, Düzce'de AK Parti'nin ciddi oranda oyu var. Faruk Özlü'nün bu memlekete yapmış olduğu eserler var. Zübeyir Bey'in böyle demesi bir şey ifade etmiyor. Burada şu var; cehaletle ihanet arasında bir çizgi var. Cahil de etrafındakilere zarar verebilir, hain de verebilir. Zübeyir Yiğit dolaylı yollardan ‘Özür dilerim’ dedi. Ekranlara çıkıp ‘Özür diliyorum bir yanlış anlaşılma.’ demedi de evirdi, çevirdi. Anıtpark'ta yapılan siyasette burada keklik türküsü çalıyormuş. Ben Mehmet Ali Çelik'e sordum. ‘Faruk Bey'e bu kadar hizmetten sonra bu kadar samimiyetinden sonra nasıl hakaret ettin?’ ‘Ben hakaret etmedim, kesinlikle bir tane ifadem yok.’ dedi. İnsanlar hata yapabilir. Biz vahiy almıyoruz ki peygamber değiliz her şeyi doğru söyleyelim. Mehmet Keleş dedi ki ‘Faruk Özlü özür dilesin.’ Faruk Özlü mü dedi? Babanın günahını evladı, evladın günahını baba çekmiyor ki. Muhammed Doğan Kaya arkadaşımız yayınlar yaptı. Bunlar yanlış, sahaya gidip müdahale etmek başlı başına yanlış. Çünkü kimin için kavga ediyorlar? Faruk Özlü için. Faruk Özlü tanıyan biri olarak biliyorum. Bütün zamanlarında ve siyasette kavgayı hiç sevmeyen bir adam. Siyasi kavgayı bile yapmayan Faruk Özlü için birileri gidiyor, kavga ediyor ve ortalık karışıyor.

Düzcespor düştü yıkıldı, bitti. Rahmetli Süleyman Demirel'in bir sözü var. ‘Endişeye mahal yok, devletin güvenlik güçleri olaya vakıftır, hakimdir.’ Ben Faruk Özlü'nün bir belediye başkanı ve o vizyondaki bir olarak Düzcespor’u düşürmeden bir çare bulunacağına inanıyorum. Şu anda bulunan lig, en kirli lig yani her türlü entrikanın, filmin, paranın döndüğü bir yer. Velev ki düştü. Dünyanın sonu mu gelir? Eskişehirspor Türkiye’de 1. futbol liginde en süper liglerde oynayan bir takımdı. Eskişehir ekonomik olarak bitti mi? Turizm olarak bitti mi? Bursaspor Türkiye şampiyonu oldu. Sakaryaspor keza öyle. Bir zamanlar Altay vardı, İzmir takımı. Türkiye'de fırtına gibi esiyordu. Bunlar şimdi amatör liglere, BAL’a düştüler. Ne oldu? Bursa çöktü mü?

Köylerde salma ve imece yapılır. Ortak işlerin ekonomik olarak paylaşımıdır. Salmayı vermeyenler, imeceye gelmeyenler köy muhtarına en çok konuşurlar. Mehmet Ali Çelik ile Davut Güloğlu konuşmalarında, ’Düzcespor’u 1. lige çıkaracağız.’ diyorlar. Allah rızası için 1 liranız var mı Düzcespor’a verecek? Düzcespor için konser mi verdiniz? Düzcespor için kombine bilet mi aldınız? Bu işin gönüllüleri, gençleri var. Bu işe gönül vermişler, onların imkanları olsa zaten verecekler. İmkanı olanlara, Düzcespor üzerinden nemalanlara ne demeli? Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmazmış. Düzcespor tarlasına ne ektiniz de harmanın curcunasını yapıyorsunuz. ‘Düzcespor bitiyor, Düzcespor batıyor. Bunu batıran da Faruk Özlü.’ Ya ne alakası var? Burada bir imkan var da Faruk Özlü tersine mi çevirdi? Okan Kaltu kayyum başkanı, bu işlerin arkasında. Kamuoyunu ikna edecek güzel bir açıklama yapmalı. Peki bu Düzcespor için ‘Batıyor, yırtılıyor, gidiyor, ölüyor, bitiyor.’ diyenler ne yaptınız? Düzcespor için Okan Kaltu’ya gelip de bir şey mi yaptınız? Gökhan Kapoğlu başkanken ne yaptınız? Nasrettin Hoca gibi ‘Bana tüccar derler, sana tüccar hanımı derler, geçinir gideriz.’ Siyaset çok kötü bir seviyeye geldi. Her zaman şuna inanıyoruz Düzce bir hakikatle yüz yüze geldi. Düzce'de aşırı derecede siyasi seviyesizlik var. En çok bağıran, en çok doğru söylediğini zannediyor. Üstat Necip Fazıl Kısakürek'in güzel bir sözü var. ‘Pazarcı bağırır, kuyumcu bağırmaz. Eskici bağırır, antikacı bağırmaz. Çünkü sadece malı ucuz olanlar, kendi reklamını yaparlar.’

PROGRAMIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN;