Geçmiş bayramımız mübarek olsun. Bayramını kutladığımız var, kutlayamadığımız var, görüştüğümüz var, görüşmediğimiz var. İnşallah Kurban Bayramımız bizlere derdin, kederin, çilenin, sıkıntının akıp gittiği günler olarak geri dönsün.

Screenshot 5

Akçakoca'da kavgalı bir belediye başkan vekili seçildi. Şimdi büyükler "Yanlış hesaptan doğru sonuç çıkmaz." diyor. Biz büyükleri fazla dinlemediğimiz için hep ayağımız çalıya, çöpe, birbirine dolaşıyor.

Akçakoca'da kamuoyunda Belediye Başkanı Fikret Albayrak'a isnat edilen suçun arkası dolu mu boş mu, biz onu bilmiyoruz. Ama efendime söyleyeyim, kamuoyunda bir mağduriyet ortaya çıkarttı ve bu mağduriyet üzerinde belediye meclisinde çıkan kavgada 9'a 6 Alev Ünal belediye başkan vekili seçildi.

Şimdi memnuniyet var mı? Yok. Kimde yok? CHP'nin içinde yok zaten de AK Parti'nin içinde de yok. Tabanda, vatandaşta da yok. Gelişmelerden dolayı bir memnuniyetsizlik var. Ama hani hak arayan, hukuk arayan sabah saat 5'te, 6'da kapımıza gelir diye konuşan da yok. Korku da var. Ancak kanun, yasa mutlaka adaletin yerini bulmasını sağlar. Adalet bir gün mutlak ve mutlak yerini bulur.

Fakat işin en hassas noktası şu: Bu irtikap denilen suça veya irtikabın oluşmasında ortaya çıkan o binalar var. 16 tane, 15 tane müteahhidin verdiği ruhsatla iskân arasındaki aranın açılmasına veya uyumsuzluğa sebep olan o binalara ruhsat verilecek mi, iskân verilecek mi? İşte soru bu.

Alev Ünal başkan vekili seçildi. Hemen bize tabii enformasyonlar başlıyor. Alev Ünal'ın rahmetli Ali Balcı'nın kızı, Fatih Balcı'nın da kız kardeşi. Hemen enformasyon başlamış. Deniliyor ki bize, AK Parti'de Düzce'de üst seviyede siyaset yapan iki kişi Fatih Balcı'dan ev aldı. E alsın, ne var bunda? Alamaz mı? Fatih Balcı müteahhit. Okan Yanmaz'dan da belediye başkanıyken yer aldı, belediyeden aldığı oldu, bu oldu olabilir. Bunlar gayet ticaret, gayet doğal dönüyor. İnsanların hesaplara uyduğu sürece ticaret döner.

Yani almışsa ne olmuş? AK Partili siyasetçiler Fatih Balcı'dan ev aldı diye mi Alev Ünal belediye başkan vekili seçildi? Bazen şeytanın avukatlığını yapanlarla mücadele etmek çok zor.

A W716013 05

Bir kavga oldu. Kavgadan sonra bir başkan vekili seçildi. Kor ateşle küllenmiş ve küllenmemiş, artık nasıl bilemiyoruz da bir koltuk orası. Belediye başkan vekilliği koltuğu. Çok zor bir koltuk.

Ama şartlar ve konumlar ne olursa olsun, o iskânları verilmeyen, o iskânlara imza atmayan belediyedeki bürokratlar, imar müdürleri, mühendisler, hepsi dâhil olmak üzere, o iskânlar ne olacak? Beş katlı bina olan yere yedi katlı yapıyorsun. 8-10 sene önce sıvacılık yaparken bugün Akçakoca'nın en büyük müteahhidi oluyorsun. Ve bunların başında bir tanesi Milliyetçi Hareket Partisi'nde üst düzey siyasete çıkıyor, bir tanesi de AK Parti'de. Ve bunlar mağdur, timsahın gözyaşları gibi.

Hem büyüyorsun, hem imkânlardan faydalanıyorsun, hem içtimai hâlin artıyor, hem de "Ben mağdurum." diyorsun. Ve buradan da bu sonuçlar çıkıyor.

Kamuoyunun rahatlaması lazım. İnsanların rahatlaması lazım. Akçakoca bu gelişmelerden hiçbir şekilde memnun değil. Ama bu binaların iskânları, bu irtikap veya suç iddialarına isnat edilen bu yapının da mutlak ve mutlak Düzce'de imanı olan, insanlığı olan, vicdanı olan herkes tarafından, başta Akçakoca olmak üzere takip edilmesi lazım.

Yani bu kavga neyin kavgası? Bu kavga menfaatin kavgası mı? Rant kavgası mı? Siyasetin kavgası mı? Bu kavga neyin kavgası? Bir kavga var ortada ve bu memlekette huzursuzluk var. İnsanların gerçekten samimi bir şekilde, dürüst bir şekilde yapmış olduğu alışverişler bile farklı anlamlarda veya aldığı daireler bile farklı anlamlarda değerlendirilebiliyor.

İşte siyasetin toplumda bir huzursuzluk olduğu zaman herkes kusur arar, eksik arar.

Thumbs B C 83448Af1692283760B1D67855F4E3Fde

CHP YERLİ VE MİLLİ ÇİZGİYE GELİYOR

Cumhuriyet Halk Partisi bir bayramlaşma yaptı. Bayramlaşmada ve ondan sonraki süreçlerde CHP İl Başkanı Sayın Özcan Dağıstanlı, "Beni görevden alacaklarmış, hiç umurumda şeyimde bile değil." derken bir de şunu ekledi: "Bir parti kurulursa da kurulur, kurulabilir." Yani Türkçesi, "Biz parti kuracağız." diyor.

Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi millileştiriliyor bana göre. Benim aklım bu kadar eriyor ama devletin aklı büyük. Onu biz bilmeyiz. Ama benim aklıma göre veya benim okuduğuma göre Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar yolculuğunda milli ve yerli yapılar harekete geçiriliyor.

Kemal Kılıçdaroğlu bu işin başında, bir de FETÖ'den bahsetti. Onu da tam bilemiyoruz. Ama işin özündeki hakikat şu: Cumhuriyet Halk Partisi fabrika ayarlarına geri dönüyor, kuruluş ayarlarına geri dönüyor. Çünkü istikametten çıktı, Kılıçdaroğlu'nun dediğine göre.

Ama benim aklım bu kadar çalışıyor. Daha çok çalışanlar, uzmanları var. Televizyonlarda görüyorsunuz. Herkes uzman oldu, CHP uzmanı oldu, Türkiye uzmanı oldu. Herkes devletin aklını konuşuyor bizim haddimiz değil.

Y Y İ Ç G Ö R S E L33

GÖREVDEN ALINMAYI BEKLEMEYİN İSTİFA EDİN

Özcan Dağıstanlı, Tuğrul Abanoz gelir gelmez Cumhurbaşkanı adayı olan Sayın Kılıçdaroğlu'nun fotoğrafını indirdi.

Bir tanesi de diyor ki, il başkanı şöyle diyor, böyle diyor. O zaman siz Cumhuriyet Halk Partisi'nin vizyonunu, misyonunu kabul etmiyorsanız, konuşma tarzı oraya kadar indiyse orada işiniz ne? Beklemeyin görevden alınmayı, istifa edin arkadaş.

YAŞANANLARIN ARKA PLANINDAKİ İKİ GERÇEK

Akçakoca'daki bu operasyonlarda, bu arkadan dönmelerde, bu gelişmelerin hepsinde Tuğrul Abanoz'un da çok ciddi katkısı var. Niye? Burada iki tane hassasiyet var.

Birincisi, Okan Yanmaz belediye başkanlığı döneminde müfettiş çağrılması, müfettişin inceleme yapması bir denge oldu. İkincisi de şu: Yapılan işlemlerle ilgili yanlıştır, doğrudur, yasaldır, gayri yasaldır; ben onu iddia etmiyorum. Ama müfettiş gelmişse bir şey vardır. Ateş çıkan yerde duman olur, duman çıkan yerde de ateş olur.

İkincisi de bugünlerde CHP Genel Merkezi'nden gelen tespitlerde, gelen müfettişlerde veya bilirkişilerde, neyse görevlilerde, Tuğrul Abanoz'un görevden alınması gündemdeydi.

Y Y İ Ç G Ö R S E E E L2

VEKİL BAŞKANLIK İÇİN BİÇİLMİŞ KAFTAN!

Bunların hepsinin sonucunda, giriş, gelişme ve sonuç denkleminden baktığımızda; Fikret Albayrak'ın gözaltına alınması, tutuklanması, görevden alınması ve bugün de belediye başkan vekilliği için Alev Ünal'ın seçilmesi, geçici olması noktasında gayet mantıklı.

Ama kalıcı olsaydı, Sefer Tuzcuoğlu aday gösterilseydi, geçici de olsa veya Emrah Çetinbaş aday gösterilseydi ya da Tarık Cingirt aday gösterilseydi dengeler bu kadar olmayabilirdi. Niye? Çünkü devamlılık noktasında bunlar gelecek dönemde potansiyel aday olabilirdi. Üçü de olabilir. Ama Alev Ünal geçici belediye başkan vekili olarak, potansiyel adaylığı olmadığı için seçildi.

Y Y İ Ç G Ö R S E E L1

SİYASETİN ASLANI KEDİYE BOĞDURAN BİR YAPISI VAR

Bir dahaki dönem Akçakoca belediye başkan adaylığına Alev Ünal aday olsun; belediye meclisinde aldığı oy kadar oy alamaz. Çünkü Akçakoca'da böyle bir kabul görmüyor. Ama Sefer Tuzcuoğlu görür. Emrah Çetinbaş görür. Tarık Cingirt görür. Kabul görür, rakip olur. İşte siyaset böyle cilveli, böyle hileli, böyle aslanı kediye boğduran bir yapıya sahip.

Şimdi hayırlı olsun mu denir? Yine de hayır dilemek lazım. Ama hayrın içinde şer, şerrin içinde hayır vardır. Bu işlerin dünya ve ahiret noktasında, özellikle dünya noktasında, bu şerrin ve bu hayrın kime nasıl yansıyacağını sadece Allah bilir.

Ama görünen köy kılavuz istemez derseniz, Fikret Albayrak'ın uğradığı bu hâle Akçakocalının hiçbir şekilde rıza göstermediğini de söylemek lazım. Çünkü onun dürüst olduğuna, samimi olduğuna inanıyorlar.

Ha, prosedürde bir eksik olabilir. Yasa ve kanun noktasında bir boşluk olabilir. Yapmış olduğu işlerde bundan dolayı olabilir. Onu bilemiyoruz. Kanunun, hukukun işi.

Ama bilinen bir gerçek var ki Akçakocalı bu gelişmelerin hiçbirinden memnun değil.

Bu oyunu kim kurduysa, kim yürüttüyse, kim etkilediyse zaman içinde bunun her anlamda karşılıklarını siyasi olarak, içtimai olarak, ticari olarak görür. Çünkü Allah'ın affetmediği tek hak kul hakkıdır. İnsanlara kul hakkı affı yoktur. Bir yerlerde zaten bir şekilde zafiyetten dolayı Allah'a yalvarıyorsun; "Bunu ettim, eyledim." diyorsun. Ama kulun hakkına girmek, bunun affı yok. Kim olursa olsun, Allah bizi cennetine alanlardan eylesin.

Hoşça kalın, dostça kalın, Allah'a emanet olun.

KÖŞE YAZISININ VİDEOSUNU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN