Mübarek Nasrettin Hoca'yı biliyorsunuz. Timur da Anadolu'da Türk hakanındır. Anadolu'da Osmanlı'ya yapılan savaşta hâkim olmuş. Türk Timur'un filleri varmış. Bu filleri Nasrettin Hoca'nın köyüne göndermiş.

Filler yiyor, yiyor, köylü artık onlara yedirecek şey bulamayınca Nasrettin Hoca’ya demişler ki, ‘Önümüze geç. Fillerden kurtulalım.’ İki tane fil. Zorlanmış tabii köylü. Yiyecek içecek sıkıntısı var. Neyse hep beraber çıkmışlar yola. Timur'un otağın olduğu yere gitmişler. İçeride beklerken ‘Buyur hadi içeri gir’ deyince Nasrettin hoca bir bakmış arkasında kimse yok. ‘Allah allah, bu adamlar beni çıkardı kimse yok’ Timur ‘Buyur, niye geldin?’ demiş. Hoca demiş ki, “Hakan bize iki tane fil verdin ya. Çok güzel bu filler. Hoşumuza gitti. 2 tane daha varsa bize ver, köylü ister.” demiş.

Cadde trafiğe kapatıldı

Şimdi bunu niye anlattım? Teşbihte hata olmaz. Bir İstanbul Caddesi meselesi var. Mehmet Keleş'ten, İsmail Bayram'dan, Dursun Ay'dan Faruk Özlü’ye bir İstanbul Caddesi var. Bugünlerde trafiğe kapandı. Cadde esnafı, ‘Bu trafiğe niye kapandı arkadaş? Malımızı indiremiyoruz.’ diyor. Anlatılana göre yapılan ağır tonajlı araç girmesin zemin kırılmasın, dökülmesin.

Siyasilere ayrı, ikil ilişkilerde ayrı

Şimdi Timur'un hesap burayla ilgili siyaseti riyasete karşı farklı konuşuyor, ikili ilişkilerde karşı farklı konuşuyor. Arkadaş, bu caddenin trafiğe açılmasını istiyor musunuz? İstiyorsunuz. Ses getirin. Peki, İstanbul Caddesi'nde araç trafiğine kapatılmasından dolayı oradaki geliri düşen, zorluk yaşayan esnafların, gerek iktidar partisinin il başkanına, gerek Dr. Faruk Özlü'ye makul ve mantıklı, ses getirecek bir taleple gittiğini duydunuz mu? Yok.

Biz yazmıyorsak mikrofon burada konuşun

Siyasette ve toplum yönetiminde şöyle bir şey var. Herkes bizi, gazetecileri suçlar. ‘Bunu yazmıyorsunuz, bunu etmiyorsunuz.’ Tamam, kardeşim biz yazmıyorsak buyur mikrofon. Konuş! Anlat. De, eksik de yanlış de. Kuliste fısıldamayla, makamda izah arasındaki dengeyi kuramazsanız cadde de kapanır. Neyse onu konuşmak lazım.

Kaşıkoğlu ‘Henüz netleşmedi’ dedi

Bu hafta içinde daha önce bize bir bilgi geldi. AK Parti eski milletvekili ve il başkanı Metin Kaşıkoğlu'nun Çilimli’ye noter olarak atanması. Basında bu çıktı. Biz bunu duymuştuk ama Sayın Kaşıkoğlu ‘Henüz netleşmedi’ dedi.

Noterleri kim atıyor? Adalet Bakanlığı. Noterlik hukukçuların Nirvana yani en son nokta olarak gördüğü, rahat olan, kazancı da emekliliğe doğru giden yolda gayet de iyi olan bir meslek. Ve sorunsuz bir meslek veya hâkimlik, savcılık gibi sıkıntılı ve stresi olmayan bir meslek.

Birtakım acizler bunu tartışıyor

Bizim kulağımıza bir şeyler geliyor. ‘Metin Kaşıkoğlu AK Parti’den ayrıldı, DEVA Partisi’nin kurucularının arasında yer aldı. Burada belediyede yer bulacak mı, belediye yer verecek mi?’ Birtakım aciz siyaset, birtakım acizler veya vizyonda biraz eksik olanlar şuanda parti içinde bunu tartışıyor. Arkadaş bunu atayan Adalet Bakanlığı. Hangi partiden? AK Parti'den.

Bazen konuşmak için konuşuyoruz

Çilimli’ye daha önce yine bir noter atandı. Noter geldi, gezdi, baktı. Yeterli değil, ben burada kazanamam dedi vazgeçti gitti. Her belediye başkanı, her siyasi parti ilçe başkanı memleketine noterin gelmesi için mücadele eder. Burada tam tersi bir şeyler var. Yani CHP’li olsaydı, İYİ Partili olsaydı ama hukukçu kimliğiyle noter olarak atansaydı ne olacaktı? Yani o kadar sığ düşünüyoruz ki bazen, ne istediğimizi, ne istemediğimizi bilmiyoruz. Bir şey yapmış gibi görünüyoruz. Konulmak için konuşuyoruz.

Kaşıkoğlu, Düzce’yi bölgede 1 numara yapan siyasetçi

Metin Kaşıkoğlu, bu memlekette siyaset ve öngörü anlamında Düzce’yi bölgede 1 numara yapan bir siyasetçidir. Kaşıkoğlu AK Parti’nin belediye başkanlığına da niyetlenmiştir. Yine o dönemin milletvekilleri ve siyasi irade Kaşıkoğlu’nun bakan yardımcılığını engelleyecek kadar hissi ve nefsi davranmıştır. Niye? Uzayan kol bizden varsın. Bolu’nun bir bakan yardımcısı var. Sayın Kaşıkoğlu da bakan yardımcılığına gelseydi. Daha önceki dönemden bahsediyorum. Osman Çakır’ın İbrahim Korkmaz’ın olduğu dönemden bahsediyorum. Engel oldunuz da ne elde ettiniz? Bu işten kim kazandı. Şimdi de noter gelmiş, belediyeye kiraya versin mi vermesin mi. Bunlar ucuz işler.

Çilimli’ye 2 sene daha noter gelmeyince bu işten kim kazançlı çıkacak?

Çilimli’de noterlik yapacaksa belediyeden olmaz da başka yerden bina tutar. Bina mı yok? Vatandaşın menfaati var. Bunun tersini düşünelim. Vazgeçti. Avukat ve arabulucu kimliği var. 2 sene Çilimli’ye noter gelmeyecek, atama beklenecek. Buradaki yerel siyaset veya bunu tartışan adamlar bu işten kazançlı mı çıkacak. Ben belediye başkanı olsam, dünya görüşü ne olursa olsun vatandaşıma hizmet edilecekse bu noterin buraya gelmesini yerini konuşlanmasını desteklerim. Muhsin Başkan ne yapar bilmiyorum.

Bunlar küçük hesaplar

Buradaki hadise şundan ibaret. Dünya görüşünü zenginlik görmek lazım Amaç memlekete millete hizmet. Bu hizmetin oluşmasında herkesin birbirine faydalı olması lazım. Noterin AK Parti eski milletvekili olması yereldeki siyaseti rahatsız etmiş. Kulis üzerine kulis. Gelsin mi, gelmesin mi. Belediye yer versin mi vermesin mi. Bunlar hakikaten küçük hesaplar. Küçük hesaplar yapacağınıza muhtarları İYİ Parti kapıyor ey ilçe başkanı Orhan Bey. Senin ilçenin muhtarları İYİ Parti’ye gidiyor. Önce onları yanına al mutlu et. Ondan sonra bakarsın. Kimse boyundan büyük işlere de karışmasın.

PROGRAMIN TAMAMINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ