Düzce’de bir Dorüs gündemi var. Düzce Orman Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi (DORÜS)’nde ilerlerken sayın belediye başkanımıza uygun olmayan bir ifadeyi kullanan kamyon şoförü, bu videoyu yayınlayan Bolu’daki bir yerel basına daha sonra bir özür videosu çekip gönderdi, ancak bu özür videosunu yayınlamayan bir yapı var.

Şimdi oradaki kamyoncu, Dorüs’e giriyor. Bir kere Dorüs’ün ne olduğunu bilelim. Özel Organize Sanayi Bölgesi. Burası 90’lı yıllarda Kia Otomotiv Fabrikası kurulması için köylünün merasının tahsis edilmesinden kaynaklanan bir yer. Kia Otomotiv Fabrikası buraya kurulmasın diye uluslararası ve Avrupa Birliği fonları, bu yapıların siyaseti neyse burada bunu kurdurmadılar. İhlas Holding burada bunu kuramadı.

Ali̇ Yildi

DÜZCE’NİN İLK HABER AJANSINI KURDUK ALİ BEYLE YÜKSELİYOR

İhlas Holding demişken, Enver Ören abi, Allah rahmetiyle muamele eylesin. İhlas Haber Ajansı’nın 33’üncü yılı. Ben de Düzce’nin ilk İhlas Haber Ajansı muhabirliğini yaptım 1993 yılında. Allah rahmetiyle muamele eylesin. Biz o bayrağı oraya diktikten sonra Ali Yıldız kardeşim de o bayrağı en güzel yere çıkarıp temsil ediyor. Allah tüm gazetecilere kolaylıklar versin ve iradesinde, idaresinde, vicdanında muvaffak etsin.

Enver Ören

Şimdi Dorüs’ten bahsediyorduk ya. Dorüs işte Kia Otomotiv Fabrikası’nın kurulması gereken yere, Avrupa’nın ve siyasetin baskıyla kurdurulmadıktan sonra bir holding tarafından satın alınmıştı. Burası “Düzce’de bir kooperatif kurulsun, Düzce’nin insanlarına biz burayı teslim edelim.” diye aldıkları fiyata bunu verdiler. O zamanki şartlarda herkes buradan nemalandı.

Bugün Dorüs, Düzce’deki ağababalarının, zenginlerinin, imkân sahiplerinin fabrika binası kurup kiralayıp da yattıkları yerden para kazandıkları bir rant merkezine dönüştü. Önce bunun altını çizelim.

Şimdi bu arkadaş, bu kamyoncu da bir hukuk bilgisi var mı bilmiyorum da, kullandığı kelimenin suç olmadığını söyleyerek Faruk Özlü’ye hakaret etti, küçük düşürmeye çalıştı.

İbrahi̇m Sancakli

İşin arkasında ne var biliyor musunuz? Şimdi ben buradan İbrahim Sancaklı beyefendiye sesleniyorum; oranın yönetim kurulu başkanı burada binası var. Burada Haşep Kaplama var, burada Şerifoğlu’nun yerleri var, burada Çilingir’in yerleri var, Karabacak burada, Çelebi Orman Ürünleri burada, Sancaklı burada. Ağaçla ilgili bütün firmalar buradalar.

Buranın, firmaların ödediği bir aidatı var. Kiraları alıp yan gelip yatıyorsunuz, idare işine de fıs fıs devam ediyorsunuz. Soru şu: Burada hem parayı kazanacaksınız hem kirayı alacaksınız Allah selamet versin de, hani paranızda gözümüz yok. 1.5-2 sene önce buranın asfalt yapılması için birileri devreye girdi. Peki bu asfaltın maliyeti ne olacak? Masrafı ne olacak?

Para sizin, imkan sizin, kira sizin, rant sizin bedelini Düzce Belediyesi mi ödeyecek? Bu kamyoncuya bu aklı kim verdi? Arkadan bir akıl var. Hem “lavuk” kelimesinin suç olmadığını biliyor, hem de ağır konuşuyor. Yollar diyor: “Siz bu yolları Düzce Belediyesi’ne yaptıramadığınız için mi bu kamyoncuyu buraya saldınız?” İşin doğrusu bu. Aslında işin tam iç güdüsü bu. Hani “Olimpiyat mı, Sancaklı mı” Kavşağı dediğin, Sayın Faruk Özlü ile beraber iş yemeklerine giden bir Sancaklılar var burada.

Yani şu var, Allah aşkına, siyasette, ticarette ve belediyede Faruk Özlü’nün etrafındaki kenelerden, sülüklerden bahsediyorum. Hiçbiri işe yaramayıp da “efendim efendim” diyerek eğilip bükülenlerden bahsediyorum. Ya şu adamın yakasından bir düşün.

Kemal Demi̇r

BU DEĞERLERİN KIYMETİNİ BİLEMEDİK

Biz Kemal Demir gibi bir değerin, o günkü şartlarda değerini bilemedik ama Kemal Demir’in Düzce’ye çok katkısı var bakanlık yaptığı dönemde. Biz Avni Akyol gibi bir değerin değerini tam bilemedik ama çok büyük katkısı var. Biz Necmi Hoşver gibi bir değerin değerini bilemedik. Belediye başkan adayı oldu, belediye başkanı bile seçmedik Düzce’yi Düzce yapan insanı. Biz Yaşar Yakış’ın Düzce’ye katabileceklerinin değerini bilemedik.

Yaşar Yakiş

Necmi̇ Hoşver-1

BU DEĞERİ KIYMETLENDİRELİM

Niye? Kişisel, şahsi ego; “Kimi kime kırdırırız, kimi kime vurdururuz, buradan ne rant elde ederiz, kimi nereye yerleştiririz.” derdiyle beraber bu insanların beynini yıllarca yedik. Bugün de aynı beyin var. Faruk Özlü’nün şurada kalmış 3-4 senesi, 30 yıllık devlet bürokrasisi var, siyaseti var. Milletvekilliği, bakanlık yapmış, belediye başkanlığı yapıyor. Allah’ını seven, lütfen ama lütfen şu adamın yakasından düşsün.

Faruk Özlü-15

Faruk Özlü’den biz faydalanamıyoruz. Faruk Özlü’nün Düzce’ye katabileceklerinin farkında değiliz. Yatırıyoruz, kaldırıyoruz, küçük meseleler, şahsi çıkarlar bunların hesabına düştük.

Her gittiğimizde bir şeyler fitliyoruz. Herkes birbirini fitliyor. Yani ‘ondan bir şey olmaz, bundan bir şey olmaz’ gibi.

Düzce’de organize sanayiydi, tarımsal sanayiydi, projeyeydi yapanlar vardır ama bunlar çoğunlukta değil. Bunları yapanlar da bizden daha ileriye gider. “Uzayan kol bizden olsun” hesabı. Bizim kolumuz uzamıyorsa o kolu kesiyoruz. Yazıklar olsun.

DORÜS AÇIKLAMA YAPMALI

O KAMYONCUYA O AKLI VEREN KİM?

Kaldı ki herkes açıklama yaptı. Kamyoncu çıktı, “özür diliyorum” dedi, mahiyetini anlattı. O birileri bir şeyler yazdı çizdi. Sancaklı ailesi veya bu özel organize sanayi bölgesinde işyeri olan insanlar, sizden bir ses çıkmayacak mı? Duymak istiyoruz. Bir özür bekliyoruz.

O yemeklerde, o cemiyetlerde, o ağırlıklarda, her yerde birilerini bir yere taşımak için Faruk Özlü’nün etrafında yumalanıyorsunuz. Siz niye bir açıklama yapmadınız? Dorüs Organize Sanayi Bölgesi açıklama yapmalı. Başta İbrahim Sancaklı olmak üzere.

Yoksa bunun bir tertip olduğunu, 1.5 sene önce dökülmeyen asfaltın faturasının kesilmeye çalışıldığını fark etmiyor değiliz!

Düzce’nin malı kimseye peşkeş çekilmez, çekmedi de ‘Bunun bedelini mi ödüyor acaba Faruk Özlü’ diye düşünmüyor değiliz. Ha, yanlış düşünebiliriz, doğrusunu siz söyleyin. Açıklama yapın.

Nasıl yapılacağını söylemek benim haddime değil ama burada yaşanılan elim hadiseden dolayı buradaki işverenler olarak burada “rantçılar olarak” hepsi rant kimsenin fabrikası yok orada. Vermişler kiraya, herkes havada pişirip tavada yiyor.

SAMİMİYETİNİZE KİMSE İNANMIYOR

“Biz burada Faruk Özlü’yü alet ettiğimiz için özür diliyoruz.” deyin. Bir şey deyin, yoksa sizin samimiyetinize hiç kimse inanmıyor.

Bu arada Yığılca eski Belediye Başkanı Muzaffer Yiğit, Cuma günkü çağrımıza cevaben bir metin gönderdi, “İstediğiniz zaman açıklama yapabilirim.” dedi. O konuyla önümüzdeki günlerde, bizzat ben ilgileneceğim.

Hoşça kalın, dostça kalın Allah’a emanet olun.

KÖŞE YAZISININ VİDEOSUNU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN