Düzce’nin yaşadığı sel ve afetin bedellerini ödeyenler artık yaralarını sarmaya başladı. Her gün Vali başkanlığında bir toplantı yapılıyor. Tespitler yapılıyor, ‘insanımız nerede zarar gördü, ekonomik kayıp ne, iş gücü kaybı ne?’ diye. Devlet yaraları sarmaya çalışıyor.

Hasanlar Barajı yapılalı 50 yıl olmuş. Biz mühendis, bilim adamı, ilim adamı değiliz ama 50 yıldan beri barajın içinde bir birikim var. Barajın yüzde 50’si bu kıymetli toprakla, tortuyla dolmuş durumda. Dünya çapında çok ciddi paralar ediyor ve bunun boşalması lazım, temizlenmesi lazım; temizlendiği zaman bir maliyeti yok, kazancı da var. Geçtiğimiz gün tartışmıştık, barajın kapakları niye açılmadı, gece saat 11’de o savaklardan sular niye salındı? Baraja saniyede bin 500 metreküp su geliyor.

Niye öngörmediler? DSİ yetkilileri, meteoroloji uzmanları, devletin yetkilisi, bilgilisi. 10 gün önce bu kapaklar açılsaydı ve bu kapaklar tamir edilseydi, 10 gün önce de barajın doluluk oranı yüzde 40’lara indirilseydi olmaz mıydı? Olurdu. ‘Yağmur yağmazsa enerji üretiminde ekonomik kayıp olurdu’ Şu andaki kaybettiklerimizle oradaki öngördüğümüz kayıplarımız arasında denge kurmak lazım mı? Evet. Devletin aklı olacak. Devletin makamında oturanlar devletin iradesini kullananlara bir görüş beyan edecek. DSİ, Meteoroloji ve AFAD yetkilileri, çakarlı arabalarla geziyorlar ya, bunlar devletin valisine, devletin yetkilisine durumu bildirsinler. Bir can kaybı olsa ne olacaktı? Öngörüler planlanmadı, barajın içinin boşaltılması için hem de gelir getirecek şekilde planlanmadı, 40-50 seneden beri, felaket başa geldi, ‘Allah verdi’ Allah her şeyi veriyor. Aklı da, fikri de, zikri de veriyor.

Netice itibarıyla burada bir ihmal, bilinçsizlik, yönetim aziziyeti var ama bunu şöyle söyleyeyim, büyüklerin sözü bu; ‘etkili kişinin yetkisizliği, yetkili kişinin etkisizliği, vardır orada iş bereketsizliği’

Çok zor değildi ya; Türkiye’nin imkânlarında bu çok zor değildi. Barajın içi boşaltılıp iki tane çalışmayan kapak açılsaydı, sanayideki milyonlarca bu insanların çektiği, devlet ödüyor bunu da. Bunu öngöremeyen, çözemeyen, barajla ilgili ve bölgeyle ilgili DSİ 300 metre istinat yapsaydı oraya bir hat yapsaydı biz bunları bu Düzce’deki Küçük Sanayi Sitesi veya diğer yerdeki deprem olan bölgelerdeki afeti yaşamıyorduk. Bu memleketin siyasetçileri, bürokratları bu derdi, başta devletin temsilcisi valiye, ondan sonra da, valinin de bir görev sınır alanı var. Güzel teknik olarak hazırlayıp sunulur, Sayın Vali bunu taşır bürokrasiye Ankara’ya orada biter. Oturduğunuz makamlardan, aldığınız maaşlardan helal kazanın helal!

İnsanın en zorlandığı yer, nefis ve enaniyettir, güçtür. Güç, etki ve yetki insanı şaşırtır. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 20 seneden beri güç elinde. Başbakanken de devletin başıydı, cumhurbaşkanıyken de devletin başıydı.

Ben şuna inanıyorum; bu olaylar, bu yatırımlar gerek baraj gerek DSİ çözemiyor musunuz milletvekili olarak bakanlık bazında, Sayın Cumhurbaşkanı’nın grup toplantıları var, gidin, ‘böyle bir durum var, biz bunu anlattık Sayın Bakan’a, Sayın bürokrata dinlemiyorlar.’ diye durumu anlatın. Bu memleket için gecede 3-4 saat uykuyla kalan bu kadar yetki, güç, imkânla bu milletin sevda, hizmet delisi olan Cumhurbaşkanı’na kendi egolarınız, siyasi hesaplarınız, enaniyetlerinizi, istediklerinizi Düzce’den aldığınız oyla Düzce’deki iradenizle niye istemediniz? İstediğiniz an, gerçekleşir, ben bunu biliyorum, bunu herkes biliyor çünkü Cumhurbaşkanı milletin delisi, hizmet delisi. Yoksa bu sıkıntı, bunalım çekilmez ki. 20 seneden beri çekiliyor.

Yetkililer etkili olsun, etkililer de yetkili olsun. Şu memlekette güç ve irade sahipleri dua ederken, ‘Allah’ım bizi gücümüzle ve nefsimizle imtihan etme’ diye dua etme idrakini göstersin. Kendi siyasi ego ve ikbal için bu memlekette milletin verdiği oyu, Cumhurbaşkanı’nın verdiği iradeyi kullananlar lütfen bu milletin de canına malına derdine deva olmak için bunu kullansınlar. Yoksa bu dünyanın ahireti de var. Herkes vebal altında.

Bakanlarımız geldi gitti. Yığılca’dan sel geldi Gölyaka’yı doldurdu. 1-2 ayda gidecek gibi değil, ekili alanlar zarar gördü. Öngörüsü olmayan, vizyonu olmayan, makamlarından güç alan, makamları işgal eden, enaniyet nefis sahibi iradeler yüzünden oldu.

Akçakoca bu ara çok konuşuluyor, her gün bir açıklama yapılıyor. Konu, CHP İlçe Başkanı dahil, AK Parti İlçe Başkanı dahil, eski belediye başkanları dahil bir komisyonlu kredi meselesi var. 12,5 milyon Euro ve 10 milyon Euro, iki tane kredi, tartışmaları büyüdü. Burada Akçakoca Belediye Başkanı Okan Yanmaz, internet sitesinde de görürsünüz, bir açıklama yapıyor. ‘Bizim bu krediler için bir komisyon ödendi diyen siyasi beklentisi olan insanlar var; bu komisyon ödenmemiştir’ diyor. Evet, doğru. Komisyon ödenmedi burası doğru ama İller Bankası’nda kredinin yapılanması noktasında her iki kredi için 300 bin Euro+ KDV, yani 720 bin Euro, yaklaşık 21 milyon ediyor ve ödenmedi, ödenmeyecek mi? Hadi açıklama yap! Çünkü belediye meclisine sunulan teklifte zaten yazmış. Avrupalı sana bedava para verir mi? Niye yalan konuşuyorsunuz bu millete?

Konsomatris bir anadan doğup da pavyonlarda yetişen adam ne yaptığı belirsiz peydahlanan insanlarla bu algılar yönetilmez Okan Yanmaz. Adam gibi açıklama yap. Bir de Belediye Muhasebe Müdürü Ferhat Küçük’ü alet ediyorsun. Ferhat Küçük 5 belediye başkanıyla çalışmış. Çok düzgün de bir adam. Ferhat Küçük üzerinden açıklama yapıyorsun. Niye? Senin sözün inandırıcı değil mi? toplamda 22,5 milyon Euro, 25 milyon Euro’ya geliyor komisyonlarla. Akçakoca’nın cürmü ne? Şu andaki verilerle en az 1 milyar lira borcu var. Cumhur İttifakı’ndan aldığı güçle bu kadar fütursuzca hareket eden ve denetlenmeyen, incelenmeyen Akçakoca’da her türlü tasarrufu istediği gibi kullanan Okan Yanmaz’ı tabiri caizse bu evin yaramaz çocuğu gibi en son sizin evinize taş atacak. Şimdi milletin camlarını taşlıyor ya, bir gün de sizin evinize dönecek. Cumhur İttifakı, benden söylemesi. İnşallah da insanlara doğru olalım, doğru söyleyelim, doğru insanlarla doğru zamanda hareket edelim. Pavyondan peydahlananlarla bu memleketteki algılar bir yere kadar.

HABERİN VİDEOSU İÇİN TIKLAYIN