Biz 6 Mayıs'ı Oğuzların boyu, Türk'ün soyu olan düsturdan gelen bir anlayışla, Şamanizm, inancımızın olduğu günlerden beri kutlayan bir milletiz.

İslami usulleri yok ancak Hızır’la İlyas bir araya gelmiş, birleşmiş, bugün bereket günüymüş... Bu biraz işin hikayesi ama işin özünde Şamanist kültürden gelen bir Hıdırellez bahar şenliği, Türk milletinin, Türk kültürünün şenliği hepimize kutlu olsun.

Bu da bizim Akçakoca'da birçok köyde; Beyören Köyü'nde, Balatlı Köyü'nde, Dadallı Köyü'nde, birçok bu coğrafyaya Orhan Gazi'yle gelen, Bizans'la çarpışarak gelen kavimlerde bu kutlanıyor. Her yerde de kutlanır muhtemelen.

Pazartesi günü demiştik ki; Düzce'de ekonomik sıkıntılar olan şirketler var, bir de konkordato işleri var, dedikodular dolanıyor. Bu da insanların ticarete karşı veya riske karşı veya yatırıma karşı uykularını kaçırıyor, cesaretlerini kırıyor.

Şimdi işin özünde şu var: Birçok işletme var. Adam bir A segmentinde, A kulvarında ticaretini büyütmüş, C'ye geçmiş, D'ye geçmiş, E'ye geçmiş, farklı farklı sektörlere girmiş ve patlamaya başlamış. E sen hani... en kısa yol en iyi bildiğin yol. Ticarette bir yere geldiğin yollarda devam et. Biz şimdi ekonomist değiliz ama yani batanlardan veya konkordato alanlardan, iş yerini devretmek isteyenlerden bir tanesi bu.

Faruk Özlü-34

Fakat şu; bu dünyada ve coğrafyada bir savaş da var. Yani sadece şirketlerin veya insanların becerikli ve beceriksizliği değil. Ancak buradaki en büyük enstantane şu, en önemli bence: Herkes bildiği işi yapsın. Öyle herkes bildiği işi, en iyi bildiği işi yapmalı. Bildiği işini de büyütüp o işi daha çok büyütmeli ve markalaşmalı. Ve buradan da Düzce'den de markalar çıkar. 2 milyar doların üzerinde Türkiye'deki ihracat hacminde Düzce'nin ihracatta yeri var ya. Markalaşabiliriz. Ve bunlar tabii vizyon meselesi. Ama her şey bilimle, ilimle, teknolojiyle ve gelişmeyle endeksli.

Şimdi gelelim bugün yaşanan iş kazasına. Şimdi Cedidiye Meydan Projesi'ni yapan firma, devamı olan projeyi alıyor. Bunu da o zamanın genel müdürü Üzeyir Yiğit Bey veriyor şeyi, ihaleyi. Genel müdürlükten ayrılmadan bir gün önce. Birçok tantana oluyor. Şimdi burada, burada şu var: Bu bir iş kazası, bir. İkincisi; ihmal var mıdır? Vardır. Eksik var mıdır? Vardır. Hata var mıdır? Vardır, var zaten. Niye var? En büyük hata gördükleri, hesap edemedikleri şu: Yağmurun aşırı derecede yağıp çakılan kalıpların, tahtaların, ağaçların su alması, şişmesi, çivilerin mukavemetini kaybetmesi, malzemenin de çalışmasından dolayı böyle bir şey olmuş. Ve bir afet, yağmur yağdı. Biz Gölyaka'da sel olur mu diye, Gölyaka'da su baskını olur mu diye, Melen taşar mı diye endişeli günler yaşıyorduk. Devletimizin idarecileri ve biz de takip ediyorduk. Allah'a hamdolsun böyle bir şey olmadı.

Şimdi buradan bu zafiyet diyelim veya dikkatsizlik diyelim, ihmal diyelim, ne dersek diyelim; ama bunun üzerinden düğün dernek, davul zurna keyif çatmak, bu ihmal ve zafiyet noktasında, öngörememe noktasında gelişen bu kazanın misli ve misli mislisinden daha ayıp, daha seviyesiz bence. Peki bu sellerden dolayı, bu yağmurlardan dolayı orası çökmedi, Düzce'yi su da basabilirdi, Gölyaka'da sel de olabildi; o zaman da mı düğün dernek yapacaktık? Bu zamana kadar bir sıkıntı olmamış, gayet güzel gitmiş, güzel de gidiyor. Ha ihmal varsa müeyyide uygulanır ve orada bir istismar varsa, bir hata varsa başta Beltaş'ın Genel Müdürü Erdem Bey olmak üzere, Faruk Bey kimsenin babasının hatırına, gözünün yaşına bakmaz ya. Ama buradan muhalefet çıkartmak, buradan iş çıkartmak çok hafif şeyler bunlar. Bunlar sadece iş yapmak isteyen insanın şevkini kırar, heyecanını bitirir.

DOĞRULARI SAVUNMANIN NESİ YANLIŞ?

Gerek sosyal medyadaki yorumlarda, gerek özel yorumlarda bazen birebirlerde 'Sen bu Faruk Bey'i çok destekliyorsun, olumlu söylüyorsun. Bak diğerlerinden farklı şeylerden bunların sıkıntıları var' diyen tehdit edenler de var. Kurumsal olarak siyasi ve iktidardaki rekabetten dolayı bize verilen müeyyideler de var, o da var, bu da var. Mesele o değil. Mesele şu: Bizim yarın sabah Düzce Belediyesi'ni değiştirme şansımız var mı? Yok. 3 yıl boyunca, 3 yıl boyunca Düzce'ye bir şeyler katılıyor, bir şeyler yapıyor. Bunun arkasında durmak, bunun doğru olduğunu savunmak; bunun nesi yanlış ya? Kaldı ki, biz bunları savunduğumuz için veya savunacağımız için doğru olanı ama... Eğri olanı da bizim gibi konuşan yok eleştiri noktasında. Ancak kimse bir şey konuşmuyor, kimse mikrofona konuşmuyor, kimse aleni konuşmuyor. Dün dost dediklerine bugün düşman diyorlar, dün düşman dediklerine bugün dost diye sarılıyorlar, bütün faturayı da bize kesiyorlar. Niye? 'Bunu sen haber yapmadın, böyle demedin.' Peki sen? Sen konuş. Bize akıl vereceğine...

2026 05 06 152412-1

NAZAR MI DEĞDİ?

SULANDIRMAYA KÖPÜRTMEYE GEREK YOK

Bir de Düzce'de şu şöyle bir yanlış var: Bir haber yapıyorsunuz kamuoyunu ilgilendiren, 'Bunu bu adam yaptırmıştır, falanca yaptırmıştır, ne kadar aldınız, ne verdiniz?' La havle vela kuvvete diyor bazen hani ya. Yani ne alakası var? Doğru olan bizim söylediğimiz şey eğriyse, yanlışsa zaten bu algı tutmaz ki. Cedidiye Meydan Projesi'nde gerçekten güzel bir iş yapılıyor. Yani 'Bu kadar hata kadı kızında olur' derler büyükler. Bu hata olabilir. Bu kadar hata kadı kızında olur derler. Nazar olabilir. Nazara inanmıyor muyuz biz? İnanıyoruz. İnanmayan vardır ama tedbiri alacaksın, takdiri kaderin sahibine bırakacaksın. Alınan tedbirlerde eksik de olabilir ya. Ama bunun bu kadar böyle sulandırılarak, köpürtülerek dalga dümen haline getirilip de bir muhalefet malzemesi kullanılması Düzce kamuoyuna ve bu mesleğe gönül verenlere, okuyanlara, yazanlara, dinleyenlere yakışmıyor arkadaş. Biz bu değiliz ya. Bu kadar küçük bir şeyden büyük bir tantana koparacak hal... bu nasıl izah edilir onu da bilmiyorum tabii.

379709309 756492143154697 3826227604746017461 N

Şimdi, bir konu daha var fakat onu cuma gününe bırakalım Allah nasip ederse. Düzce Üniversitesi'nde bir faaliyet oldu. Sayın son Başbakan Binali Yıldırım ve sayın bakanlarıyla beraber geldi Düzce'ye, güzel oldu. Ancak orada bir eksik olan bir iş var. Sayın eski Başbakanımız veya Başbakanımız, son Başbakanımız ve oradaki Meclis Başkanımız da var eski, eski önceki dönem bakanlarımız da var.

Whatsapp Image 2026 05 05 At 21.40.35

BU TÖRENDEN SONRA DUYGUSALLIĞIN ANLAMI YOKTU

Şimdi bir şehitlerle ilgili bir şey hazırlanmış duygu dolu. O orada ağlıyor, bu burada duygulanıyor, bu burada dertleniyor. Ya böyle bir güzel bir gün yaptın. O kadar insanı duygusallaştırıp da gönüllerini böyle yakmanın, hatıraları canlandırmanın ve bununla ilgili de Sayın Başbakan'ı da bu sahnede saatlerce tutmanın ben bir anlamını bulamadım. Ama bu niyetle nasip arasındaki çizgide gizli.

Cf75691A 04B4 49E4 A862 A9D98A218841 20250926124444-3

REKTÖR KİM OLACAK?

Rektör kim olacak onu cuma günü konuşalım; Cengiz Tuncer mi olacak, efendime söyleyeyim Nedim Sözbir mi devam edecek? Ve ben buradan bir şey daha söylemek istiyorum ve bağlıyoruz artık fazla uzatmıyoruz.

Şimdi bir memlekete bir misafir geldiği zaman saygıda, hürmette kusur edilmez. Sayın son Başbakana ilgili bir arkadaşımız, Düzce'de bir siyasetçi arkadaşımız bir eleştiri yaptı 'g'yle, yumuşak 'g' hesabı ile beraber. Bu yakışmadı. Düzce'deki siyasete de yakışmadı, riyasete de yakışmadı. Orada Sayın Başbakana insanların o haliyle eleştirmek değil; mantıklı, somut ve kıymetli olan her türlü eleştiri baş tacı. Ama insanların zaafları noktasında, hassas oldukları yerde eleştirinin, hele büyük devlet büyüklerine olan eleştirilerin usulü ve kaidesi bu olmamalı, olmasın, olmamalı. Kimse bunun arkasında önünde olanlar bunun bir ikazını yapsınlar.

PROGRAMIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN;